Arhun: Azı da çoğu da bizi eleştiriyor
İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, devletin kamu maaşlarını ödeyebilmek için sürekli borçlandığını ve bir sarmalın içine girdiğini belirterek, piyasanın ucuzlaması için özel sektöre destek verilmediğini ifade etti…
Gündem Kıbrıs Özel Haber
İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Asgari ücreti az görenler de çok görenler de bize eleştiri yöneltiyor”
Yaptığı açıklamaların kamuoyuna yansımaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Arhun, “İşverenler sendikasının görevlerinden bir tanesi asgari ücret masasında işveren tarafını temsil etmektir. Asgari ücret zamanlarında yaptığımız açıklamalarımız artıyor. Bu dönemlerde yaptığımız açıklamalara, sanki başka hiçbir acıkama yapmıyormuşuz gibi açıklamalar yapılıyor. Bu konuyla ilgili yıl içerisinde de görüşmelerimizi yapıyoruz. Asgari ücret her kesimi ilgilendiriyor. Dolayısıyla gözler üstümüze çevriliyor. Bu nedenle de bir açıkla yaptığımızda hemen manşet oluyor. Asgari ücreti az görenler de çok görenler de bize eleştiri yöneltiyor. Dolayısıyla zor bir temsiliyette bulunuyoruz. Burada önemli olan hangisinin hayırlı olduğudur. Yaptığımız araştırmalar ve belgelerle öneriler ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bütün kaynaklarınızı kamu maaşında kullanırsanız özel sektöre verecek desteğiniz kalmaz”
“Kamu maaşlarına müdahale edilmemesi her yeri olumsuz etkiliyor” söylemi hakkında açıklama yapan Arhun, “Kamu maaşlarıyla ilgili 1 saatlik program içerisinde sadece bir cümle söyledim ve gündem oldu. Orada dikkat çekmek istediğim nokta şuydu; Devlet özel sektöre sahip çıkmıyor. Çünkü kamu maaşları devlet gelirlerini sömürüyor. Devlet gelirleri kamu maaşlarını ödemeye yetmeyince, devlet dönüp borçlanıyor. Hükümetin Merkez Bankasından son borçlandığı miktar 500 milyon dolar oldu son borçlanılan miktar. Bu borçlanma da başka yerlere kaynak bırakmıyor. Ne devlet özel sektörün herhangi bir kısmına destek çıkabiliyor, ne desteği verebiliyor, ne de asgari ücretliye katkı yapabiliyor, ne elektrik fiyatını düşürüyor. Çünkü sürekli borçlanıyor. Geçtiğimiz ay Kalkınma Bankası’ndan bile borçlandılar. Benim dikkat çekmek istediğim mesele buydu. Devletin geliri iyiyse kendi çalışanlarına verdiği maaş konusunda bize söz söylemek düşmez. Ama buraya müdahale edilemiyor. Bütün kaynaklarınızı kamu maaşında kullanırsanız özel sektöre verecek desteğiniz kalmaz. Benim yapmak istediğim açıklama buydu” diye konuştu.
“Milli geliri arttırmadığınız için yaptığınız her zam maliyete ve ürün fiyatlarına yansıyor”
“Asgari ücret toplumuna dönüşüyoruz” diye Arhun, “Daha önce yaptığımız araştırmada Asgari ücrette birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığımızı söylemiştim. Biz o dönemde 8. Sıraya yükselmiştik. Bunu açıkladığımızda konunun tarafı olan bazı sendikacı arkadaşlar, ‘Oralarda asgari ücret daha düşük olabilir ama o ülkeler KKTC’den daha ucuz’ dediler. Bu konuda 41 temel gıda ürününe eve kamunun sattığı ürünlerin fiyatlarına baktık. 41 çeşit ürünün sadece 4 tanesinde biz daha pahalı çıktık. Daha sonra bu araştırmamızı açıkladık. Bizden sonra Sanayi Odası ve Ticaret Dairesi’de bir araştırma yaptı. Yapılan araştırmalarda KKTC’nin Güney Kıbrıs’tan yüzde 80 çeşit üründe daha uygun olduğumuz ortaya çıktı. Dolayısıyla bu tespiti yapmak lazım. bizde asgari ücret daha yüksek, ancak temel gıdada, akaryakıtta, gaz da fiyatlar bizde daha düşüktür. Bu süreçte bu ülkelerde kişi başına düşen milli gelire ve asgari ücrete olan oranına de bakalım dedik. AB genelinde ortalama yüzde 4, bizde ise yüzde 7,5 çıktı. Yani Rum tarafında kişi başına düşen milli gelir 40 bin Euro ve asgari ücret bizden daha düşük, bizde kişi başına düşen milli gelir 15 bin Euro ve asgari ücret bizde daha yüksektir. Bu demektir ki ücretlerin biraz yukarıya doğru itildiğini göstermektedir. Yıllık hesaplamalara baktığımızda asgari ücretin yıllık toplamı 14 bin 200 Euro civarında olmaktadır ve devletin rakamlarına göre de kişi başına düşen milli gelir 15 bin Euro’dur. Yani ustası da, çırağı da, patronu da ortalama olarak aynı gelir seviyesinde demektir. Milli geliri arttırmadığınız için yaptığınız her zam maliyete ve ürün fiyatlarına yansıyor” dedi.
“500 milyon dolar borcu kim ödeyecek? Bu para bizim için borçlanılmadı, kamu maaşlarını ödemek için borçlanıldı”
Konuşmasının devamında Arhun, “Biz asgari ücret artmasın demiyoruz. Herkes zenginleşsin ama kişi başına düşen milli geliri artırmadığınız da bir şey olmaz ki… Bir cebinizden alıp öbür cebinizden verirsiniz. 2021’de asgari ücret 400, 2022’de 600, 2024’te 900, geçen yıl da 1100 sterlin oldu. hayat pahalılığı oranında artış verdikçe maaşlar reel olarak arttı. Asgari ücret nasıl yüzde 150 arttıysa kamu maaşları da yüzde 150 arttı. Şimdi o kısmı da eleştirmeye başladılar. Bu konu bütün maaş konusudur. Kamu maaşlarını dile getirmek benim konum değildir. Ancak nasıl ki özel sektörde kendi işletmelerimizden mesul isek, kamu da benzer şekilde olmalıdır ve sürdürülebilir bir maaş yapısında olmalıdır. Maliye de çok kötü duruma geldi. Maaşlar artırılsın ama gözü kapalı yapılmamalıdır. 500 milyon dolar borcu kim ödeyecek? Biz ödeyeceğiz. Ama bu para bizim için borçlanılmadı, kamu maaşlarını ödemek için borçlanıldı. Biraz haksızlık olmuyor mu?” diye sordu.
“Hayat pahalılığını ve fiyatları düşürmek için yapılması gereken şeyler bellidir. Ancak yapabiliyor muyuz? Hayır”
Hayatın ucuzlatılmasına yönelik yapılması gerekenler konusunda ise Arhun, “Bir sarmal içerisine girdik. Brent Petrolün fiyatı 100 dolardan 70 dolara geriledi. Türkiye’de 10 TL akaryakıtın fiyatı düştü. Bizde hala daha aynı seviyededir. Neden? Devlet maaşları ödeyemediği için akaryakıt fiyatlarını düşürmedi. Yaptığım hesaba göre akaryakıtın fiyatının en az 10 TL düşmesi gerekiyordu. Bir depoda 500 TL fazladan vergi veriyoruz. Türkiye ile aynı seviyeye geldik. Hayatı ucuzlatmak için akaryakıt fiyatlarını, enerji fiyatlarını aşağı çekmeniz gerekiyor. Türkiye’de enerjinin kilovat saati 3 TL, bizde 10 TL’dir. Hayatı ucuzlatmak için bunları düşürmeniz gerekiyor. Ama bunları düşüremiyoruz. Neden? Çünkü para kamu kesimini ödemeye yetmiyor. En başta konuştuğumuz konuya geri geldik. Teşhisi doğru koymak gerekiyor. Özel sektöre ürünlerin fiyatlarını düşürebilmesi için kaynak yaratmıyorsunuz. Maliye Bakanı’nı da ziyaret ettik, onunla da görüştük. Bakan ‘Benden hiçbir şey istemeyin. Ben bu ayı nasıl geçireceğimi bilmiyorum’ diyor. Dolayısıyla hayat pahalılığını ve fiyatları düşürmek için yapılması gereken şeyler bellidir. Ancak yapabiliyor muyuz? Hayır. Bileklerinde dört tane kelepçe var. Bunlara yönelik tedbir alamıyorlar. Çünkü kitleyi karşılarına almak istemiyorlar. Hele ki seçime doğru gittiğimiz ortamda çok zordur. Teşhis belli, tedavisi belli, gerisi hastaya kalmıştır. 30 senedir sivil toplum örgütçülüğü yapıyorum. 30 sene önce ne söylüyorsam, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Ne yapılması gerektiği bellidir” ifadelerini kullandı.
****
Mavideniz cinayeti davasında karar: İki sanığa 25’er yıl hapis
İskele’de 2023 yılında bir eğlence mekanı önünde Hüseyin Mavideniz’in hayatını kaybettiği olayla ilgili davada karar açıklandı.
Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Mehmet Yazıcı ile Doğu Ömer Alçıner’i adam öldürme, vahim zarar ve ciddi darp suçlarından suçlu bularak, adam öldürme suçundan 25’er yıl hapis cezasına çarptırdı.
Kararın açıklanmasının ardından mahkeme binası önünde gerginlik yaşandı. Sanık ve maktul yakınları arasında çıkan arbede, çevrede kısa süreli gerginliğe neden oldu.