Bize çay, onlara petrol
KKTC’nin güneyinde ABD eliyle İsrail-Yunanistan-Rum enerji hattı örülürken Ahmed Şara yönetimi Lazkiye açıklarını ABD, Fransa ve Katar şirketlerine açtı. Dibimizde petrol çıkarılacakken Türkiye’ye masada dahi yer verilmedi.
Mehmet Emre ÖZTÜRK
Doğu Akdeniz’de yıllardır jeopolitik gerilimlerin merkezinde bulunan enerji sahalarına şimdi Suriye de eklendi. Şam yönetimi, Lazkiye açıklarındaki offshore petrol ve doğal gaz bloklarını uluslararası şirketlere açtı. Anlaşmalar, KKTC karasularının hemen doğusundaki bölgede yapılması nedeniyle Ankara’da da yakından izleniyor
TOM BARRACK İMZALATTI
İlk adım Şubat 2026’da atıldı. Şam’daki Halk Sarayı’nda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın kabul ettiği ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın katıldığı törende, Suriye Petrol Şirketi (SPC), Amerikan Chevron ile Katarlı Power International Holding’e bağlı UCC Holding arasında ülkenin ilk offshore petrol ve doğal gaz arama mutabakatını imzaladı. Barrack anlaşmayı “Suriye’nin yeniden inşasında tarihi adım” olarak nitelendirdi.
ÖNCE BARRACK GELDİ, SONRA PARSEL AÇILDISuriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, şubat ayında Şam’daki sarayında ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve heyetini kabul etti. Aynı gün Suriye Petrol Şirketi, Chevron ve Katar’a denizlerini açtı.
FRANSA DA DAHİL OLDU
İlk anlaşmadan üç ay sonra bu kez Lazkiye açıklarındaki Offshore Blok 3 için yeni bir konsorsiyum kuruldu. Amerikan ConocoPhillips, Fransız TotalEnergies ve QatarEnergy, Suriye Petrol Şirketi ile teknik inceleme ve ticari arama sürecini başlatan mutabakatı imzaladı. Böylece KKTC’nin hemen güneyindeki Doğu Akdeniz’de iki ayrı offshore sahası Batılı enerji şirketlerinin kontrolüne açılmış oldu.
Chevron, KKTC ve Türkiye yetki alanlarının sınırı olan 3 numaralı parselde petrol arama çalışmalarına başladı.
FATURA TÜRKİYE KESİLDİ
Türkiye, 14 yıl süren savaş boyunca 3,6 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptı, AB ise mülteciler için 12.4 milyar euro destek sağladı. Türkiye üç sınır ötesi harekât düzenledi ve 40 milyar dolar ekonomik zarara uğradı. Buna karşılık Suriye’nin offshore enerji projelerinde Türk kamu ya da özel sektöründen hiçbir şirket yer almıyor.