Üstel: Rum tarafının hukuku siyasi silah olarak kullanmasına sessiz kalmayacağız
Başbakan Ünal Üstel, Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında Fransa'da yürütülen iade sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, Rum tarafının Avrupa Birliği hukukunu siyasi amaçlarla kullandığını savunarak, bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik alanına yönelik bir müdahale olduğunu söyledi.
Fransa'nın Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi'nde görülen davanın yalnızca bireysel bir adli süreç olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Üstel, kararın KKTC'nin hukuk düzeni ve ekonomik yaşamına yönelik siyasi bir girişim niteliği taşıdığını belirtti. "Bunu kabul etmiyoruz, sessiz de kalmayacağız" diyen Üstel, hükümetin süreci yakından takip ettiğini vurguladı.
"Mülkiyet sorunu siyasi baskıyla çözülemez"
1974 öncesine dayanan mülkiyet meselesinin Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biri olduğunu kaydeden Üstel, yatırımcıların, emlak danışmanlarının ve ekonomik faaliyet yürüten kişilerin hedef alınmasının çözüm getirmeyeceğini ifade etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu'nun faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Üstel, mülkiyet iddialarının bu mekanizma üzerinden ele alınması gerektiğini belirtti. Rum tarafının kendi yargı yetkisini Kuzey Kıbrıs'a taşımaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
"Hukuki tutarlılık sorgulanmalı"
Üstel, daha önce benzer nitelikteki Behdad Jafari dosyasında iade talebini reddeden aynı mahkemenin, Rasa Zilevice dosyasında farklı yönde karar vermesinin hukuki tutarlılık açısından soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Hükümetin konuyu sıradan bir adli mesele olarak görmediğini vurgulayan Üstel, ilgili tüm kurumların süreci yakından takip ettiğini ve Türkiye ile birlikte gerekli hukuki ve diplomatik adımların değerlendirildiğini ifade etti.
"Kimse sahipsiz değildir"
KKTC'de yaşayan, çalışan, yatırım yapan ve yasal çerçevede faaliyet gösteren hiç kimsenin yalnız bırakılmayacağını belirten Üstel, hükümetin halkın ve ülkede yasal faaliyet gösteren kişilerin haklarını korumayı sürdüreceğini kaydetti.
Bir yandan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri himayesinde yeni bir diyalog ortamı oluşturulmaya çalışılırken, diğer yandan Rum Yönetimi'nin tutuklama emirleri ve cezai soruşturmalar yoluyla Kıbrıs Türk ekonomisini hedef almasının çözüm süreciyle bağdaşmadığını ifade eden Üstel, bunun güven artırıcı önlemlerle çeliştiğini söyledi.
Rum liderliğine çağrıda bulunan Üstel, "Müzakere ve iş birliği mi istiyor, yoksa tehdit ve baskı siyasetini mi sürdürecek? Her ikisini aynı anda yapamaz." ifadelerini kullandı.
Başbakan Üstel, hükümetin Türkiye ile koordinasyon içinde gerekli tüm hukuki ve diplomatik girişimleri sürdüreceğini belirterek, uluslararası topluma da Kıbrıs Türk halkının haklarını göz ardı eden ve mülkiyet meselesini baskı aracına dönüştüren yaklaşımlara son verilmesi çağrısında bulundu.