TMK oylaması: Bu çok önemli bir eşikti ve Rumlar bu eşiği geçti…

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği ve mülkiyet konusunun ele alındığı toplantı sonucunda alınan karara ilişkin, Haziran 2027 tarihinde bir oylama daha gerçekleşeceğini vurgulayarak, önümüzdeki bir yıllık sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Gündem Kıbrıs Özel Haber

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, birlik olarak gerçekleştirdikleri Ankara ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunarak, “Türkiye Müteahhitler Birliği ile uzun zamandır iyi ilişkilerimiz vardır. Türkiye, Müteahhitlik sektöründe Çin’den sonra dünyada en büyük ikinci hacme sahip ülkedir. Son 10 yıllık yurtdışı hacimleri 580 milyar dolar civarındadır ve bu çok büyük bir hacimdir. Açıkçası yurt dışına açılabilmek için bir arayışımız var ve onların yardımları ile birlikte yapacağız. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan yurtdışı ziyaretlerine gittiğinde yanına işadamlarını da alıp gidiyor. Zaten bu ilişkiler bu şekilde ekonomik kazanımlara dönüşmektedir. Dolayısıyla bizim de aynı imkânlardan yararlanabilmek için ilişkileri tekrardan canlandıralım dedim. Yapılan davet ve organizasyon muhteşemdi. Bütün dünyadan katılım vardı ve katılımlar yalnızca firma düzeyinde değil, bazı ülkelerden bakan ve büyükelçi düzeyinde de katılımlar oldu. İçerik ve tartışılanlar çağımıza uygun yapı, mimari, geri dönüşüm ve dünya ile uyumlu yapılaşmalar nasıl olabilir konularının tartışıldığı çok önemli bir organizasyondu. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Müteahhitler Birliği olarak Türkiye’ye bir ziyaret daha gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Holguin BM temsilcisi mi, Rum müzakere heyetinin danışmanı mı? İçeriği Görüntüle

TMK konusu: Çözüm sürecinde bir tıkanma ve gerginlik olması durumunda bu sorun bizi ciddi bir felakete götürebilir

Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği ve mülkiyet konusunun ele alındığı toplantı sonucunda alınan kararla, Sekretarya, AİHM’nin 2001 tarihli (2005 tarihinde Taşınmaz Mal Komisyonu'nun kurulmasından önce) kararındaki mülkiyet başlığının yorumuna yönelik taslak bir çalışma yapmak üzere yetkilendirilmesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, “Felaket tellallığı yapmak çok doğru değildir ancak özeleştiri yapmak gerekiyor. Bu sonuçta bizim payımız nerededir? Siyasi duruşumuz nerededir? Siyasi ihmalkârlıkların payı nedir? Bunları irdelemek lazımdır. Bu saydıklarımın tamamının etkisi vardır. Siyasi dengeler, siyasi beklentiler, ulusal menfaatler önemlidir. Karabağ ve Arnavutluk Türkiye’nin her zaman yanında olan ülkelerdir ancak bu kez bizim aleyhimize oy kullandılar. İkisinin de AB tam üyelik beklentileri var. Dolayısıyla bu beklentilerden dolayı oy kullandılar. Ancak diğer taraftan zeminin oluşmasıyla ilgili olarak bizim hantallığımız, umarsızlığımızın, tembelliğimizin, bazı şeyleri küçümsüyor ve umursamıyor oluşumuzun nedenidir. Bu kapıyı doğru düzgün kullanamıyor ve bürokrasiye takılıyor olmamız, umarsızlık sergilememizin de etkisi olmuştur. Eğer o zemin yaratılmazsa seni savunacak olan bile savunamaz. Bunun da çok büyük etkisi oldu. Ancak bu bir son değildir. Bu çok önemli bir eşikti ve Rumlar bu eşiği geçti. Haziran 2027’de bir oylama daha gerçekleşecek. Sekreterya’ya verilmiş olan talimat çerçevesinde oluşacak olan sorular var. AİHM’e verilecek olan sorular var ve bu tehlikelidir. Bunun olması için 31 oya ihtiyaç vardır. Bu 31 sayısına ulaşılmaması için, yeniden girilen çözüm sürecini provoke etmemesi için, ilişkilerin gerilmemesi için bu dönemi hep diplomatik hem de işlevsellik bakımından çok ciddiye almamız gerekiyor. Takas bacağını kullanmadık. Güney’de binlerce arazimiz, yüzlerce konutumuz var. Vakıflar İdaresi üzerinden takas konusunu başlatmamız çok önemlidir. Bu bir yılı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Çözüm süreci olumlu seyrederse bunun bir sorun olabileceğini düşünmüyorum. Ama çözüm sürecinde bir tıkanma ve gerginlik olması durumunda bu sorun bizi ciddi bir felakete götürebilir” dedi.

Doğalgaz konusu: Doğu Akdeniz’de çıkacak olan gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşması bütün ekonomistlerin ve aklı başında olan insanların söylediğidir

Türkiye’den doğalgaz gelmesi konusu hakkında konuşan Gürcafer, “Bence bu da çözümle alakalı bir olaydır. Neticede Doğu Akdeniz’de çıkacak olan gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşması bütün ekonomistlerin ve aklı başında olan insanların söylediğidir ve doğru olan budur. Belki bu da onun bir parçasıdır. Su geldiği dönemden beri ‘Bu su barış suyu olsun’ dendi. Bu gaz da bunun bir parçası olabilir. Ama çözümsüzlük olursa, doğalgaza zaten ihtiyacımız vardır. Ama şu anki gelişmenin ben Kıbrıs konusuyla alakalı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

İnşaat sektörü için yasal çalışma: Hükümetle görüştük. Yasal olarak atılması gereken adımlar atıldı

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin çalışmaları hakkında da bilgi veren Gürcafer, “Biz Yabancıların Mülk edinme yasası ile ilgili ve alınması gereken önlemlerle alakalı bir paket hazırladık. Hükümetle görüştük ve Sayın Başbakan ilk günden talimat verdi ve bir çalışma başladı. Daha sonra Bakanlar Kurulu’nda bir sunum yaptım. Bu önlemler Bakanlar Kurulu’ndan geçti ve komiteye gönderildi. Komitede ivedilik alınarak görüşülüyor. Sanıyorum ki, çok kısa bir sürede meclisin gündemine gelecek ve yasallaşacak. Yasal olarak atılması gereken adımlar atıldı ve düzenlemeler yapıldı. Ancak genel olarak inşaat sektörü bu son dönemlerde yaşananlardan, bizim yaptığımız hatalardan, Rum tarafının saldırıları, siyasi konjonktürün etkileri ve ABD-İsrail-İran savaşının da etkileri ile inşaat sektörü baya bir yara aldı. Ama inşaat sektörü geçmişe nazaran çok daha kurumsal ve sağlam bir yapıdadır. Firmalarımızın dayanma gücü eskiye oranla çok daha güçlüdür. Dolayısıyla sektör dimdik ayaktadır. Evet zor ve sıkıntılı günler geçirdik ama bunları aşacağımıza kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

Siber Saldırı: Bundan sonrası ile ilgili devletin bu konuyu dikkate alması ve çok ciddi önlemlerin hayata geçmesi gerekir

Son günlerde gündemde olan “Siber Saldırı” iddiaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gürcafer, “Bu tür saldırıları dünyanın her yerinde görüyoruz ancak beni esas endişelendiren güvenlikle ilgili önlemlerin yeterince alınmadığı ve buralara ulaşımın çok kolay olması yönündedir. Siber saldırı dünyanın her yerinde görebiliyoruz. Şantaj ile para elde ediyorlar. Ama bir devletsiniz ve sizin vatandaşınızın verilerini ve özel hayatın gizliliği hususunu çok ciddiye alıp bu konuda hassasiyet gösterip önlem almalıyız. Umarım bu verilere ulaşılmamıştır. Eğer ulaşıldıysa o veriler oradan çıkıp nerelere gitti? Bundan sonrası ile ilgili devletin bu konuyu dikkate alması ve çok ciddi önlemlerin hayata geçmesi gerekir” dedi.

Benzer Videolar