ELAM federasyona karşı
Rum Ulusal Konseyi'nde yer alan siyasi partilerin çoğunluğu, Guterres'in yeni çözüm planına destek verdi
Rum toplumu lideri Nikos Hristodulidis başkanlığında toplanan Rum Ulusal Konseyi’nde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorununa yönelik girişimleri ele alındı. Rum Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, konseyde yer alan tüm siyasi güçlerin Guterres’in girişimini memnuniyetle karşıladığını belirtirken, çoğu partinin müzakerelerin iki toplumlu iki kesimli federasyon temelinde yeniden başlamasına destek verdiğini açıkladı.
“Cyprus Times” sitesinin haberine göre; Letimbiotis toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, Ulusal Konsey üyelerinin BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in temasları konusunda bilgilendirildiğini, tüm üyelerin Kıbrıs sorununda yaşanan hareketliliği doğruladıklarını ifade etti. Letimbiotis, konseyde yer alan “tüm siyasi güçlerin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs konusundaki girişimini memnuniyetle karşıladıklarını” kaydederek, “içerisinde bulunulan dönemin, tüm siyasi güçlerin görüşlerine karşılıklı saygı içerisinde ve birlik olunma zamanı olduğunu” vurguladı. Site haberinde, konseyde yer alan DİSİ, DİKO, AKEL ve ALMA’nın “Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin, iki toplumlu iki kesimli federasyon temelinde yeniden başlaması yönündeki çabaları desteklediklerini” açıkladıklarını, ELAM’ın ise iki toplumlu iki kesimli federasyon karşıtı tutumunu değiştirmediğini belirtti. Youtuber kimliğiyle tanınan Doğrudan Demokrasi Partisi Başkanı Fidias Panayotu ise “iki toplumlu iki kesimli federasyona karşı olup olmadıklarına ileriki zamanlarda karar vereceklerini” söyleyerek, net bir tutum ortaya koymadı.
Stefanu’dan açık çağrı
Öte yandan, AKEL lideri Stefanos Stefanou, Ulusal Konsey toplantısının sonunda Rum kesiminin Kıbrıs sorunu konusundaki tutumlarını "açıkça belirtmesi" çağrısında bulundu. Stefanou şöyle konuştu; “Hâlâ görüşme ve müzakereler sürecindeyiz. Bu rolü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in temsilcisi Holguin'in üstlendiği biliniyor. Holguin Kıbrıs'a döndüğünde, özellikle Türkiye'de yaptığı görüşmelerde neler duyduğunu ve neler konuşulduğunu gördüğünde daha bilgili olacağız. AKEL olarak, Kıbrıs meselesinde yaşanan bu hareketlilik göz önüne alındığında, tüm sürece nasıl yaklaştığımız konusunda pozisyonlarımızın çok net olmasını son derece önemli görüyoruz. Rum kesiminin Guterres'in Crans-Montana'da sunduğu çerçeveyi kullanarak ve yakınlaşmaları koruyarak, müzakerelerin 2017'de kesintiye uğradığı noktadan itibaren devam etmesini istediğimizi sürekli olarak yinelemesi gerekmekte. Bu nedenle, bu yaklaşım aracılığıyla, müzakerelere katılma konusundaki siyasi irademizi her zaman yeniden teyit etmeli ve beyan etmeliyiz; esasen müzakereleri sürdürmeli ve Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüme giden kaçınılmaz yolu belirleyecek ilk stratejik anlayışa hızla ulaşmayı hedeflemeliyiz.”
Papadopulos AB’den yardım istedi