Arıklı: Mülkiyet meselesi YDP’nin kırmızı çizgisidir
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ile ilgili son kararının ardından mülkiyet meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arıklı, Avrupa Konseyi’nin son kararının farklı kesimler tarafından farklı şekillerde yorumlandığını belirterek, aşırı solun gelişmeden memnuniyet duyduğunu, ılımlı solun ise konuya girmemeyi tercih ettiğini savundu.
Erhan Arıklı, açıklamasının tamamında ise şunları kaydetti:
“Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin TMK ile ilgili son kararı tartışılmaya devam ediyor.
Aşırı sol; “Olacağı buydu. Kimin malını kime vermiştiniz? Masum insanların mallarını gasp edip dağıttınız.” diye zevkten göbek atarken, ılımlı sol bu konuya pek girmemeye çalışıyor. Düşünün şimdi; Cumhurbaşkanı Ersin Tatar olsaydı, Tufan Hocam pazartesi 62. maddeden söz alır, saatlerce Tatar’ı yerden yere vurur; “Aha, uyguladığınız yanlış politika bizi bu noktaya getirdi.” diye ortalığı inletirdi.
Diğer sağ partileri bilmem ama YDP’nin bu konuda özgün fikirleri var. Bu fikirleri de her platformda dile getirip savunuyor.
Biz, en son 2024 yılında Sayın Ersin Tatar’ın konuyla ilgili yaptığı toplantıda, izlenmesi gereken 4 maddelik yol haritasını kayıtlara geçirmiştik. Demiştik ki:
Esasen biz, 1974 Mutlu Barış Harekâtı’ndan hemen sonra nüfus mübadelesi (2 Ağustos 1975, 3. Viyana Anlaşması) sırasında bu konuyu, tıpkı Çeklerin Sudet Almanlarına yaptığı uygulamaya benzer şekilde çözebilirdik. Çekler, 2. Dünya Savaşı’nda saldırgan Almanlara destek veren 3 milyon Sudet Almanı’nı Beneş Kararnamesi ile Çekoslovakya’dan sürmüş, mallarını ve mülklerini kamulaştırıp mağdur halka dağıtmış, AB’ye girerken de Beneş Kararnameleri’ni AB’nin birincil hukuku hâline getirmişti. Biz bu şansı, yani mülkiyet meselesini mübadele sırasında gündeme getirmeyerek kaybettik.
Netice olarak YDP diyor ki; mülkiyet meselesi ancak iade, tazminat ve takas yoluyla çözülür. AİHM’nin Demopoulos kararı da bunu formüle eder. TMK’ya kaynak yaratmanın en önemli formülü, Türkiye’nin de istediği Şerefiye Vergisi’nin kanunlaştırılması ve kişilerin doğrudan eski sahiplerinden mal satın alabilmelerinin önünün açılmasıdır.
Bu düşüncemizi bu hükümet döneminde uygulamaya koyamadık. Şayet YDP önümüzdeki dönemde koalisyon ortağı olacaksa, bize ortaklık teklifi getirecek parti şunu bilsin ki, bu mesele YDP’nin kırmızı çizgisidir.”