Hürmüz kapalı, petrol dengede! İşte petrolün yükselmemesinin 4 nedeni

Spot: Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerine rağmen Brent petrol 92 dolar seviyelerinde sakin seyrini koruyor. Uzmanlar, Çin’in azalan talebi, ABD’nin artan ihracatı, alternatif boru hatları ve stratejik rezervlerin fiyatları dengeleyen dört kritik unsur olduğuna dikkat çekiyor.

Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı gelişmeler gündemin ilk sırasında yer almaya devam ediyor. Son bir haftada İsrail-Lübnan, İsrail-İran ve son olarak ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, piyasalarda “ateşkes” ve “anlaşma” beklentilerine ilişkin risk algısını artırdı.

Buna rağmen petrol fiyatlarında sert bir dalgalanma yaşanmadığı görülüyor. Brent petrolün varil fiyatı 92,25 dolar seviyesine yakın sakin seyrini koruyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmayı sürdürmesine karşın, son dönemde geçişlerin yeniden artmaya başlaması, ABD cephesinden gelen olumlu mesajlar, dolar endeksindeki yükseliş ve ABD tahvil faizlerindeki artışın emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturması, petrol piyasasındaki dengeli görünümün başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, uzmanlar petrol fiyatlarını destekleyen dört temel unsurun da göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

1-ÇİN’İN TALEBİ AZALDI

Küresel piyasanın en büyük alıcılarından biri olan Çin'in deniz yoluyla ham petrol ithalatı son 10 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Ülkenin dış piyasadan alım yapmak yerine kendi stoklarını kullanmaya yönelmesi, küresel piyasadan daha az petrol çekmesini sağladı ve fiyat artışını sınırladı.

Çin'in deniz yoluyla ham petrol ithalatı Şubat 2026'da günlük 11,39 milyon varil seviyesinde bulunuyordu. Nisanda bu rakam 8,10 milyon varile ve mayısta da yaklaşık 6,4 milyon varile geriledi. Savaş öncesine göre Çin’in ithalatında günlük bazda yaklaşık 5 milyon varillik düşüş gözlemlendi. Bu da Hürmüz’den geçen petrolün yaklaşık %25’ine denk geldi.

2-ABD’NİN İHRACATI ARTTI

Bu arada ABD'nin petrol ihracatında kayda değer artış yaşandı. Orta Doğu kaynaklı arz riski artarken, ABD ham petrolü küresel piyasa için önemli bir alternatif oldu. Ülkenin ihracatı nisanda günlük bazda 6,44 milyon varile çıktı. Özellikle Avrupa ve Asya'nın ihtiyacını yumuşatan bu miktar, rekor seviyelere işaret etti. ABD’nin günlük petrol ihracatı savaş öncesi dönemde 3,5-4,0 milyon varil civarında seyrediyordu.

3-HÜRMÜZ’E ALTERNATİF HATLAR

Körfez’de Hürmüz’ü aradan çıkaran boru hatlarının daha fazla devreye girmesi de petrol fiyatlarını dizginledi. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattı ve BAE'nin Habshan-Fujairah hattı, Hürmüz Boğazı'nın yerini tamamen alamasa da fiziki bir tampon oluşturdu ve kritik su yolunu kısmi de olsa “bypass” etti. Her iki boru hattından günlük petrol akşının 3,5-5,5 milyon varil bandında gerçekleştiği belirtiliyor.

4-STRATEJİK REZERVLER

Stratejik rezervlerin de devreye alınması da petroldeki arz açığını bir miktar kapattı. Savaşın başlangıcından bu yana “gözlemlenebilir” küresel petrol stokları yaklaşık 246 milyon varil azaldı. Bu rakam günlük bazda 4 milyon varil civarında stok kullanımına işaret etti. Bir başka ifade ile “Hürmüz’den geçemeyen” petrolün %20’si kadarı stoklardan karşılanmış oldu.

Benzer Videolar