“Fransa’nın Doğu Akdeniz’de çıkarları vardır”

Dışişleri Eski Bakanı Kutlay Erk, Fransa’nın Doğu Akdeniz’de çıkarları olduğunu söyleyerek, Fransa’nın bölgede kalabilmek, doğalgaz rezervleri ve kendi firmalarının çalışmaları için Kıbrıs adasında bir askeri konuşlanmaya ihtiyacı olduğunu ifade etti…

Gündem Kıbrıs Özel Haber

Dışişleri Eski Bakanı Kutlay Erk, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fransa’nın Kıbrıs üzerinden yaptığı açıklamalar ve askeri girişimler hakkında değerlendirmelerde bulunan Erk, “Mayıs ayı sonunda Güney Kıbrıs’ta bir seçim vardır ve Hristodulidis kendini destekleyen aşırı uçların mecliste yer almasını istiyor ve o partilerden medet umuyor. Milliyetçi ve şoven çıkışlar yaparak kendini destekleyen grupların mecliste çoğunlukta olmasını istiyor. Daha sonra meclisteki çoğunlukla beraber Temmuz ayında gerçekleşmesi beklenen 5+1 görüşmede masaya oturduğunda BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda yer alacak ve Kıbrıslı Türklerin siyasi, eşit ve etkin taraf olmasını kabul edemem çünkü meclisin çoğunluğu buna karşıdır diyecek. Diğer yandan milliyetçi duyguları canlandırabilmek için Fransa’yı kullanıyor. Fransa’nın Rum ve Yunan siyaseti üzerinde farklı bir pozisyonu vardır. AB içerisine baktığınızda Türkiye karşıtlığının birinci unsurunu Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan olarak görürüz ancak ikisinin de arkasında esas fikir babası olan Fransa vardır. Fransa kendisini hiç göstermez. Örneğin Yunanistan’da darbe olduğunda sivil siyasetçiler ülkeyi terk ederek Fransa’ya gittiler. Böyle yakın siyasi işbirlikleri vardır. Fransa’nın Doğu Akdeniz’de çıkarları vardır. Doğal gaz kaynakları vardır. Fransız firmalarının Güney Kıbrıs’tan lisans alanları vardır. Ölçüm, kazım ve satış yapabilirler. 7-8 yıl önce lisansları aldılar ancak bunu bir türlü pratiğe dökemiyorlar çünkü her araziye girdiklerinde Türk donanmasıyla karşılaşıyorlar. O firmaları koruyabilmek için Türk donanmasına karşı da caydırıcı unsur olarak Fransız donanması olması gerekiyor. Fransa tamamen uluslararası sularda kalmak zorundadır. Dolayısıyla bir yerleşim yerine ve irtibat noktasına ihtiyacı vardır ve bu da Kıbrıs adasıdır. Fransa bölgedeki doğalgaz rezervleri ve kendi firmalarının çalışmaları için Kıbrıs adasında bir askeri konuşlanmaya ihtiyacı vardır. Rumlar bu girişimleri daha önce İtalya üzerinden denedi ancak başarılı olamadı. Fransa bu girişime yeltense bile çok ileri götürebileceklerini düşünmüyorum. Hristodulidis Fransa’ya bu ayrıcalıkları sunarken, kendi halkına Fransa Türkiye’ye karşı bizi savunacak diyor. Hiçbir ülke Türkiye’nin karşına askerle duracak değildir” dedi.

“Rumlar Türkiye ile ilgili her kararı veto ediyor ancak AB’de bu engellemeyi aşacak çözüm aramaktadır”

Erk, “Rum Yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla AB’ye üye olduktan sonra Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin önünde engel olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin şuanda AB tam üyelik süreciyle ilgili açıklamaları vardır ancak reel de öyle bir girişimleri yoktur. Türkiye’nin AB ile ilişkilerde istediği Gümrük Birliği anlaşmasının kapsamının genişletilmesidir. Bunun siyasi kararının verilmesi Kıbrıslı Rumların engeline takıldı. Ancak AB içerisinde Rum kesimine bu konuda sitem edenler vardır. AB bu konuda çok huzurlu değildir. Kıbrıslı Rumlar Türkiye’ye karşı her huzursuzluk çıkardığında geriye kalan 26 ülke buna tamam demiyor. Son zamanlarda en çok konuşulan çözüm, AB içerisinde bazı kritik kararlarda oybirliği sisteminin kaldırılmasıdır. Başka bir karar mekanizması oluşturulabilir ve Rum kesimini dışarda bırakabilirler. Rumlar Türkiye ile ilgili her kararı veto ediyor ancak AB’de bu engellemeyi aşacak çözüm aramaktadır” ifadelerini kullandı.

Haspolat'ta çarşamba günü elektrik kesintisi yapılacak İçeriği Görüntüle

“Guterres geçtiğimiz ay Türkiye Cumhurbaşkanını ziyaret etti ve o görüşmeden sonra Temmuz ayında 5+1 görüşme yapacağını söyledi”

Temmuz ayında 5+1 görüşme olmasının beklendiğini söyleyen Erk, “Genel sekreter Berlin’de liderlerle görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, kritik şeyler söyledi. Bunlardan bir tanesi yeni görüşme sürecinin eskilerden farklı olacağını söyledi. Sonuç odaklı, takvim süreli ve şimdiye kadar olan süreçlerde BM çatı olan taraftı bu defa sürecin katılımcı tarafı olacak dedi. Genel sekreter anlaşılan konularda değil, anlaşılmayan konular üzerinde duracağız dedi. Guterres’in stratejisini ortaya koyması için tek ihtiyacı Türkiye tarafının bu stratejiye destek vermesiydi. Rum tarafı süreci iki kez akamete uğratan taraftı. Guterres geçtiğimiz ay Türkiye Cumhurbaşkanını ziyaret etti ve o görüşmeden sonra Temmuz ayında 5+1 görüşme yapacağını söyledi. Hristodulidis temmuzu beklemeye gerek yok, Mayıs’ta seçimlerimiz engel değildir, AB dönem başkanlığı engel değildir hemen görüşelim demesine rağmen ciddiye alınmadı ve temmuz ayında yapılacağı söylendi. Guterres çok dikkatli bir şekilde temmuz ayından sonraki süreci yönetmeye çalışıyor. Kıbrıs’ta iki lider bir araya gelerek görüşme yaptı ve liderler açıklama yapmadı. BM ise çok genel geçer bir açıklama yaptı. Eğer Hristodulidis BM ölçütlerinde samimi olduğunu söylüyorsa, anlaşma olmaması durumda Kıbrıslı Türklerin statüsünün ne olacağının belirlenmesini bir sorun olarak görmemesi lazımdır. Kabul etmemekte ısrar edildiğinde Rum tarafının niyetinin kötü olduğunu herkes görecek ve bunu BM ve AB’ye anlatacak. Genel sekreterin dönemi yılsonu bitiyor. Ondan önce genel sekreter Kıbrıs gibi bir konuda sonuç almak isteyecektir. Bu nedenle süreci olumlu görüyorum. Süreç başlarsa sürecin sonunda Kıbrıslı Türkler kaybeden taraf olmayacaktır” dedi.

Benzer Videolar