İran ve ABD nihai anlaşmaya mı gidiyor? “Netanyahu’nun 4 korkusu var!”
Ortadoğu'da sular son 24 saatteki gelişmelerle yine ısındı. Washington ile Tahran arasında kritik pazarlıklar sürerken, gözler olası anlaşmaya çevrildi. tv100 Dış Haberler Müdürü Ahmet Yeşiltepe ve Akademisyen Dr. Barış Adıbelli tv100 yayınında yaşanan gelişmeler ve nihai anlaşma tarihine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Adıbelli, "Netanyahu'nun 4 korkusu var. yargılanmak, koalisyonun bozulması, hükümetin düşmesi, her şeyi kaybetmek. Üstüne bir de UCM ve Adalet Divanı var." dedi.
Orta Doğu'da son 24 saatte yaşanan gelişmeler, bölgedeki kırılgan dengelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İran'ın gece saatlerinde İsrail'e yönelik yeni füze saldırısı düzenlemesiyle Tel Aviv'de sirenler çalarken, İsrail hava savunma sistemleri devreye girdi. Tahran yönetimi saldırının ardından "Bu gece sadece bir uyarıydı" açıklamasını yaparken, İsrail ise tüm füzelerin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.
Ancak dikkat çeken gelişme yalnızca karşılıklı saldırılar olmadı. İran kısa süre sonra İsrail'e yönelik saldırıların sona erdiğini açıklarken, İsrail ordusu da İran'ın stratejik hava savunma sistemlerine yönelik misilleme operasyonu gerçekleştirdiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise taraflara itidal çağrısı yaparak, "Füzelerinizi fırlattınız, yeter artık. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın" mesajını verdi.
"İŞ BİTTİ" DENEN HER NOKTADA GERİ DÖNDÜ
tv100 yayınında değerlendirmelerde bulunan akademisyen Barış Adıbelli, İsrail-İran hattında yaşanan her gerilimde benzer bir tabloyla karşılaşıldığını belirterek, "İş bitti denilen her noktada süreç yeniden kıyısından dönüyor" ifadelerini kullandı.
İsrail kamuoyunda da ciddi bir rahatsızlık oluşmuş durumda. İsrail medyasında ABD ile İran arasında olası bir anlaşmanın Tel Aviv yönetimi açısından güvenlik tehdidi olarak görüldüğünü aktaran Adıbelli, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ise hem dış politikada hem de iç siyasette giderek sıkıştığını söyledi.
NETANYAHU'NUN HEDEFİ SAVAŞ MI, SİYASİ HAYATTA KALMAK MI?
Adıbelli'nin dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise Netanyahu'nun siyasi geleceği oldu.
İsrail Başbakanı'nın attığı adımların büyük ölçüde kişisel siyasi hesaplarla bağlantılı olduğunu savunarak, devam eden yolsuzluk davaları nedeniyle Netanyahu'nun savaş ortamından siyasi avantaj elde ettiğini öne sürdü.
Koalisyondaki aşırı sağ partilerin baskısının da Netanyahu'nun hareket alanını belirlediğini belirten Adıbelli, İsrail liderinin zaman zaman "mantığın dışına çıkan" hamleler yaptığını ifade etti.
Uluslararası alanda da İsrail'in yalnızlaştığını dile getiren Adıbelli, Netanyahu'nun ülkesini Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı süreçleriyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
İRAN'DAN LÜBNAN MESAJI
Adıbelli'ye göre İran'ın son saldırılarının hedefinde yalnızca İsrail yok.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun'un CNN'e verdiği röportajda "Lübnan İran'a ait değildir" mesajı vermesinin ardından Tahran'ın gerçekleştirdiği operasyonların aynı zamanda Beyrut'a yönelik siyasi bir mesaj taşıdığı değerlendirmesinde bulunan Adıbelli, İran'ın "Lübnan benim etki alanımdır" mesajı verdiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'nda başlayan gerilim hattının artık Lübnan üzerinden İsrail'in sınırlarına kadar taşındığını ifade etti.
TRUMP ARABULUCU MU, OYUNCU MU?
Trump'ın son açıklamalarına ilişkin ise Adıbelli, ABD Başkanı'nın pozisyonuna ilişkin dikkat çekici sorular yöneltti.
Trump'ın bir yandan bölgedeki gelişmelerin önünü açan politikaları desteklerken diğer yandan arabulucu rolüne soyunduğunu belirten Adıbelli, bu durumun ciddi bir çelişki yarattığını söyledi.
Buna göre Trump, yaklaşan ara seçimler öncesinde İran dosyasını kapatıp dış politikada hızlı bir başarı hikayesi oluşturmak istiyor. Ancak mevcut tablo bunun sanıldığı kadar kolay olmayabileceğini gösteriyor.
YEŞİLTEPE: GÖRÜŞMELERDE ÖNEMLİ İLERLEME KAYDEDİLDİ
tv100 Dış Haberler Müdürü Ahmet Yeşiltepe ise bölgede yaşanan tüm gerilime rağmen perde arkasında ABD ile İran arasında diplomatik temasların sürdüğünü söyledi.
Yeşiltepe Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde taraflar birçok başlıkta önemli ilerleme kaydetti. İran'ın füze programına ilişkin bazı kısıtlamalar, Hürmüz Boğazı'nın kullanımı ve İran'ın Batı'da dondurulan varlıklarının serbest bırakılması gibi konuların masada olduğunu belirten Yeşiltepe, Pakistan Dışişleri Bakanı'nın hazırlanan çerçeve metni doğrudan İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e ilettiğini aktardı.
NİHAİ ANLAŞMA NE ZAMAN?
Bölgede yaşanan son füze saldırılarına rağmen diplomasi ihtimalinin masada olduğunu savunan Yeşiltepe, "Haziran ayı sonuna kadar bir anlaşma çıkabilir" değerlendirmesinde bulundu. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sürecin en büyük risk faktörü olduğunu belirten Yeşiltepe, "Netanyahu elinde kibrit kutusuyla dolaşan biri gibi. Süreci bozabilecek en önemli aktör konumunda" ifadelerini kullandı.
Akademisyen Barış Adıbelli ise anlaşma konusunda daha temkinli bir tablo çizdi. Adıbelli, müzakerelerin kısa sürede sonuçlanmasının garanti olmadığını belirterek sürecin temmuz ayına, hatta kasım ayına kadar uzayabileceğini söyledi.