Müsilajdan daha büyük tehdit mi? Marmara’da korkutan renk değişimi

Marmara Denizi'nde görülen turkuaz, lacivert ve pas rengi görüntülerin nedeni merak konusu olurken Prof. Dr. Mustafa Sarı’dan kritik açıklamalar geldi. Marmara Denizi’ndeki tehlikeye dikkat çeken Sarı, kirlilik ve aşırı alg artışının müsilaj harici yeni bir çevre krizine sürüklediğini açıkladı.

Marmara Denizi'nin farklı bölgelerinde son haftalarda görülen sıra dışı renk değişimleri kamuoyunda endişeye neden oldu. İstanbul Boğazı'nda turkuaz, Bandırma açıklarında koyu lacivert, Gemlik Körfezi'nde ise pas rengini andıran görüntüler ortaya çıktı.

Vatandaşların ilk aklına gelen soru ise yine müsilaj oldu. Ancak uzmanlara göre görülen tablo doğrudan müsilaj değil. Buna rağmen ortaya çıkan görüntüler, Marmara Denizi'nin içinde bulunduğu çevresel baskının giderek arttığını gözler önüne seriyor.

PROF. DR. MUSTAFA SARI’DAN KRİTİK UYARI

Prof. Dr. Mustafa Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Marmara Denizi'nin yalnızca müsilaj sorunu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sarı, “Şu anda müsilaj yok ama kirliliği önlemediğimiz sürece müsilaj mutlaka geri dönecektir” ifadelerini kullandı.

Marmara Denizi'nin iklim değişikliği nedeniyle giderek ısındığını belirten Sarı, bölgenin aynı zamanda Akdeniz ve Karadeniz arasında bir geçiş denizi olduğuna dikkat çekti. Ancak asıl sorunun insan kaynaklı kirlilik olduğunun altını çizen Sarı, Marmara çevresinde yaşayan yaklaşık 23 milyon kişinin evsel atıklarının yalnızca yarısının arıtıldığını söyledi.

GEMLİK KÖRFEZİ'NDEKİ YEŞİL TABAKA NE ANLAMA GELİYOR?

2 Haziran 2026 tarihinde Gemlik Körfezi'nde çekilen görüntülere dikkat çeken Sarı, denizde görülen yeşilin farklı tonlarının aşırı alg çoğalmasına işaret ettiğini belirtti. Uzman isme göre bu durumun temel nedeni sıcaklık artışı ve denize ulaşan yoğun kirlilik yükü.

Deniz yüzeyindeki çizgisel oluşumların ise alglerin yüzeyde birikmesi sonucu meydana geldiğini ifade eden Sarı, körfeze ulaşan akarsuların taşıdığı evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların bölgede birikerek ekosistemi tehdit ettiğini kaydetti.

“Denize bakıyorum. Başkalarını bilmem ama deniz yalan söylemiyor” diyen Sarı, Nilüfer Çayı ve Susurluk Havzası üzerinden taşınan kirliliğin Gemlik Körfezi'nde yoğunlaştığını vurguladı.

“ATIKLARIMIZ BİZE GERİ DÖNÜYOR”

Marmara'nın bir atık çukuru gibi kullanılmasının ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Sarı, “Bizim atıklarımız bize geri dönüyor” sözleriyle yaşanan çevre sorununa dikkat çekti.

Yerel ve merkezi yönetimlere çağrıda bulunan Sarı, arıtma tesislerinin artırılması, sanayi kaynaklı deşarjların sıkı şekilde denetlenmesi ve toplumun çevre bilincinin yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.

5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesinde önemli bir mesaj veren Sarı, 2026 yılının Marmara Denizi için bir dönüm noktası olması gerektiğini belirterek, “Marmara ile ilişkimizi değiştirmek için adım atalım” çağrısında bulundu.

Benzer Videolar