Havacı Generalden düşen F-16 açıklaması: Hava Kuvvetleri’ne vurulan darbeyi fark edemediler

Balıkesir'de düşen F-16 uçağının ardından bir pilotumuz şehit oldu. Kazanın ayrıntılarını ve kritik noktalarını Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş değerlendirdi.

AYKUT METEHAN - YENİÇAĞ | ÖZEL HABER

Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, YENİÇAĞ Gazetesi'nden Aykut Metehan'a konuştu. Karakuş, kumpas davalarıyla ordudan uzaklaştırılan pilotlara dikkat çekerken, enkaz bölgesindeki zehirli 'Hidrazin' gazı tehlikesine karşı da uyardı.

Balıkesir'de meydana gelen ve 1 pilotumuzun şehit olmasıyla sonuçlanan F-16 kazasının yankıları sürüyor. Kazanın nedenleri ve Türk Hava Kuvvetleri'nin mevcut durumuna ilişkin açıklamalarda bulunan Karakuş, hem teknik detaylara ışık tuttu hem de Hava Kuvvetleri'nin yakın tarihte yaşadığı sarsıcı süreçleri gözler önüne serdi.

"VERTİGO İHTİMALİ ZAYIF, YERDEKİ IŞIKLAR YETERLİYDİ"

Kamuoyunda sıkça dile getirilen ve pilotun yön duygusunu yitirmesi anlamına gelen "vertigo" iddialarına açıklık getiren Karakuş, kaza anındaki hava şartlarına dikkat çekti. Kule konuşmalarının henüz netleşmediğini belirten Karakuş, "Kazanın patlama anında bulut miktarı 4/8 gibiydi; yani ince bulutlar vardı. Bu da pilotun yeri gördüğü anlamına gelir. Yerdeki ışıklandırma da oldukça yeterliydi; yerdeki araç ve ışıkları görmeme şansınız yok. Bu sebeple vertigo ihtimalini oldukça zayıf görüyorum" ifadelerini kullandı.

HAVA KUVVETLERİ'NE VURULAN DARBEYİ FARK EDEMEDİLER

Türk Hava Kuvvetleri'nin personel yapısına yönelik geçmişte kurulan kumpaslara değinen Karakuş, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi ve öncesindeki kumpas davalarının bilançosunu hatırlattı, filomuzda yaşanan kan kaybını şu sözlerle anlattı:

"Biz 15 Temmuz gibi bir dönem geçirdik. 1.700 - 2.000 civarı pilotumuz vardı; 15 Temmuz sonrası elimizde sadece 200 pilot kaldı. Balyoz, Ergenekon, casusluk davaları... Bu süreçte en çok Hava Kuvvetleri darbe yedi ve kimse bunu başlangıçta fark edemedi. Örgütün baskıları nedeniyle ayrılmalar ciddi boyuttaydı. Ne zaman ki sayımız 200'e düştü, işte o zaman vurulan darbenin büyüklüğü anlaşıldı."

ŞEHİT PİLOTUN KURTULMASI İÇİN İRTİFA YETERSİZDİ

Şehit pilotumuzun atlama sistemini kullanmasına rağmen hayatta kalamaması konusuna da değinen Emekli Korgeneral, sorunun sistemde değil, irtifada olduğunu belirtti. F-16'ların dünyanın en güvenli fırlatma sistemlerinden birine sahip olduğunu vurgulayan Karakuş, "Normal bir teknik arızada 2.000 fitin (yaklaşık 600 metre) üstünde atlamanız lazım. Şehidimiz de fırlatma sistemini kullanmış ancak çok alçak irtifada olduğu için maalesef şehadetle neticelendi. F-16'ların 27G kuvvetiyle fırlatan sistemi belinizi kırmaz, fevkalade güvenlidir" dedi.

ENKAZ BÖLGESİNDEKİ GİZLİ ÖLÜM TEHLİKESİ: HİDRAZİN GAZI

Kaza sonrası olay yerine yönelik bilinçsiz müdahalelere karşı hayati bir uyarıda bulunan Karakuş, F-16'larda bulunan bir kimyasala dikkat çekti:
"F-16'nın içinde 'Hydrazine' (Hidrazin) denilen son derece zehirli bir gaz vardır. Bu gaz yayılmaya başladığı takdirde çevredeki birçok kişi ölebilir. Bu yüzden önce özel Hydrazine ekibi işini yapmalı, ondan sonra enkaza yaklaşılmalıdır. Kaza olur olmaz hemen enkazın başına gidilmesi büyük bir bilinçsizliktir."

"TÜRKİYE, NATO'DA EN AZ KAZA YAPAN ÜLKE"

Dünyanın en büyük ikinci F-16 filosuna sahip ülkesi olan Türkiye'nin, kaza oranlarında NATO içerisinde en güvenli konumda olduğunu hatırlatan Karakuş, F-16'ların ömrünün ortalama 50 yıl olduğunu ve Türkiye'nin elindeki uçakların en az 14-15 yıl daha aktif görev yapabileceğini belirtti. Alternatif uçak projelerinin ve maliyetlerin de altını çizen Karakuş, tek bir uzun menzilli hava savunma füzesinin 3 milyon doları aştığını hatırlatarak savunma sanayisindeki stratejik yatırımların önemine vurgu yaptı.

Benzer Videolar