MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?

Bölgemiz çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklemin içerisine girdi. Ama çözülmesi zor bu denklem çözülürse bölge savaş belasından uzaklaşır. Bölge büyük bir sınavdan geçiyor. Kıbrıs’ta muhtemel bir çözümü içerecek olan Guterres–Erhürman görüşmesinin yanısıra Ege ve adaları ile Kıbrıs’ın da içerisine dahil olacağı Erdoğan–Miçotakis ile ABD – İran görüşmesi gündemi oluşturulan konular oluyor.

Bence Bakanlar Kurulu hemen karar alıp KKTC’ye bir ‘Yalan Makinesi’ almalıdır. Neden mi? yahu arkadaşlar bazı bakanlarımız yüzü kızarmadan yalan makinesine dönüştü. İşkembe-i Kübra’dan salladıkça sallıyor. Eh durum böyle olunca bu yalanları nasıl tespit edeceğiz dersiniz?

ÖNCE 10’NUNCU MADDEDEN BAŞLAYIN

Son günlerde Türkiye’de ne varsa burada da olacak rotasında yol alan hükümet kuzu postuna sarmaladıkları Kurt’u kuzu diye bize ‘Kakalamaya’ çalışıyor. Neymiş efendim Anayasa’nın bazı maddeleri tadil edilmesi gerekirmiş. Valla bu doğru. O zaman 50 sene önce savaş nedeniyle Anayasa’ya dâhil edilen ve ateş kes halindeyiz denilerek 50 yıldır el atılmayan askeri vesayetin hüküm sürdüğü 10’nuncu maddeden başlayıp ülkeyi sivil vesayet alında alın sonra diğer maddeleri konuşalım.

MAKSAT YANDAŞLAR MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?

Sahte diploma, rüşvet, yandaş istihdamı ve çeşitli yolsuzluk iddiaları ile suçlanan hükümet, Türkiye’de uyuşturucu kullandıkları için tutuklandıkları öne sürülen ünlülerin haberleri ile gündemi değiştirme uğraşı içerisine girildiği öne sürüldü. Alicengiz oyunu ile gündemi değiştirmeye çalışan bizim hükümetinde foyası meydana çıktı gibi. Fol yok, yumurta yokken birden Anayasa’yı değiştirme işine kalkışan hükümete hayrola bu kadar zaman nerelerdeydiniz de erken seçime beş kala Anayasayı değiştirme fikri aklınıza geldi? Be arkadaşlar, yemeyin bizi yahu. Anayasanın birçok maddesi değiştirilmesi gerekir tamam da, siz bunlara değinmeden geçmişe yönelik suçların da bağışlanması yönünde karar almanız neyin aklıdır? Bu iş sanki giderayak elamanlarınızın da isimlerinin anıldığı bazı olayların hasıraltı edilmesi şüphesini doğuruyor. Bakın tadil edilen veya yeni hayata geçirilen bir yasa, geriye dönük çalışmaz. CTP de hukuk konusunda kendini kanıtlamış Ongun Talat, Fazilet Özdenefe ve birçok isim Anayasa’nın değiştirilmesine karşı çıkıyorsa, ben bunda bir iş var derim. Hele hele Cansu Nazlı gibi bir isim Türkiye’deki yasalardan alıntı yapılarak bizim Anayasamıza uyarlanması yapılmaya çalışıldığını söylüyorsa bunda ağızlara bandaj konulmasının yanısıra korku imparatorluğu yaratılmaya çalıştığı kanaati oluştu

AYNİ ŞEYLERİ YAŞAMAYACAĞIMZI KİM GARANTİ EDEBİLİR

Peki Türkiye’deki birçok yasayı eleştiren ve Kanuni’nin kadısı Ebu Suud efendisi yasaları olduğunu dile getiren bizler değilmiyiz? Adıyaman’da adına İssias denilen evden bozma otelden olma mezarlıkta yaşananlar sonrasında, Türkiye hukukuna eleştiri yağmuru yapılmadık mı? Mahkeme sürecince ‘Şampiyon Meleklerin’ aileleri ile birlikte o yasalara tepki koyarak böyle hukuk olmaz olsun demedik mi? Şimdi Hukuk değil guguk dediğimiz, Türkiye’deki Belediye Başkanlarının, somut deliller olmadan, hatta itham bile edilmeden aylarca hapsedilmesini çeşitli ortamlarda eleştiri bombardımanına tutmadık mı? Şimdi kanaatimce Anayasa değiştirilerek hükümeti eleştirdin mi, gel bakalım bura, devlet aleyhine yayın yaptın. Sendika başkanlarına devletin aleyhine icraatta bulundun gir bakalım içeri denilmeyeceğini kim garanti edebilir?

BUGÜN ANAYASAYI TAKMAYANLAR YARIN NELER YAPMAZ Kİ?

Bugün bile Anayasa’nın amir hükümlerine uymayan mahkemelerin, Anayasa değişikliği sonrasında yasa zırhını üzerlerine geçirdikten sonra uymasını beklemek safdillik olmaz mı? Örneğin Oğuzhan Hasipoğlu’nun önerisi ile geçirilen bir yasa ile borçlu bir insan, borçsuz bir insanın arabasını kullanırsa borçsuz olduğuna bakılmaksızın icra memurları borç ile ilgisi olmasa bile onun arabasına el kor. Birisinin evinde görülürse babasının anasının evi bile olsa, borç ile ilgisi olmasa bile o evdeki eşyalar haciz edilir denilmesi Anayasanın hangi hükmünde yazar dersiniz? Peki anayasa maddeleri istenildiği gibi tadil edilip geçirilirse, Hükümetin önünde duvar gibi duran sendikalar rahat bırakılacak mı? Ayni Türkiye’deki gibi Devleti, Devlet büyüklerini eleştirdin, onları küçük düşürdün hadde içeri denilmeyecek mi? Bakın Ata kızarak, eşeği yol arkadaşı yapanın gideceği yer Ahırdır. Bilmem anlatabildim mi?

MAHKEMELERE OLAN GÜVEN ÇOK DÜŞTÜ

Anketlerde yargıya güven eskiden ilk sıralardaydı. Günümüzde bu oran çok aşağılara düştü. Neden dersiniz? Peki nedeni başta Mahkemeler Başkanı olmak üzere bazı yargıçların Anayasa’nın amir hükümlerine uymaması ve ben yaparım isteyen istediği yere gitsin mantığı olamaz mı? Veya bazı yargıçların ellerindeki gücü kullanarak mahkemeye düşen insanlara sert tavırda veya küçük düşürücü neredeyse hakaretamiz sözler kullanmasından kaynaklanmış olamazmı?

Geçtim hiç dikkat ettiniz mi? Bertan Özerdağ Mahkemeler Başkanı olduktan sonra gündeme birçok yasa tadilatları geldi. Anayasa’nın amir hükümlerini içeren maddelere bile aldırılmamaya başlandı. Mahkeme kararlarının bile hitam bulduğu 15 seneye aldırılmadan ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın 25 senelik borçlar bile (mahkeme kayıtlarında ödendiğine daire kayıt var) itiraz edenlere aldırılmadan tekrar hayata geçirilmeye çalışıldı.

BAKANLARIN YALANLARI MİDE BULANDIRIYOR

Oğuzhan Hasipoğlu geçirilmek istenen yasalar arasında geçmişe dönük suçların yasadan çıkarıldığını söylerken yüzü kızarmadı. Ama ‘Gandır çocuğu da Taksim istesin imasında bulunan, Sevgili Nazar’ın belgeleri çıkarıp canlı yayında anlına yapıştırması sonrasında sapsarı oldu. Bu bile bize yolun monobadi (Tarla yolu) olduğunu göstertti.

Alışkanlıklar insanların esiridir. Bizim bakanlarda esirlikten belli ki kurtulamıyor. Nazar’ın Hasipoğlu’nun yalanını canlı yayında yüzüne vurmasından sonra bir başka bakanımızın ‘Doktorların maaşları ile ilgili yalanını Tıp- İş başkanı özlem Gürkut’un ortaya çıkartmasına gülmedim. Ama bir yerim ile gürültülü bir şekilde kahkahalar attım. Neymiş efendim doktorlar 719 bin civarında maaş alıyorlarmış. O yalan sonrasında ben dahil birçok kişi ‘Yok devenin nalı’ demekten kendimizi alamadık. Sonra bu yalanın yılın yere düşen ilk kar taneleri gibi eridiğini görünce neyse ağzımdan çıkanı söylemeyeyim

FIKRA

YAVAŞLA

Temel otobanda gazı köklemiş , gidiyor.. Bakmış bir tabela :  "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80 e indirmiş Temel ... Az sonra bir tabela daha:"YAVAŞLA 60 km."Temel 60 a inmiş ... Merakla giderken yeniden bir tabela "YAVAŞLA 40 km." " Yolda çalışma var galiba "  deyip 40 a düşürmüş hızını Epeyce sonra yine bir tabela : "YAVAŞLA
15 km."Talimata uyarak 15 km.ye düşmüş Temel...Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor ... Ama meraktan da çatlayacak . Uflaya
puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş : " YAVAŞLA'YA HOŞGELDİNİZ , NÜFUS 2500 "

Benzer Videolar