Dünyanın dengesini değiştirecek hazine bulundu: Tam 6.15 trilyon dolar değerinde
Avustralya, ülkenin batısında bulunan Hamersley bölgesinde yapılan keşifle dünyanın en büyük demir cevheri yatağına sahip olduğunu açıkladı. Uzmanlara göre yaklaşık 6.15 trilyon dolarlık bu dev rezerv yalnızca ülke ekonomisini değil, küresel madencilik ve çelik piyasasını da kökten etkileyebilir.
Araştırmacıların hesaplamalarına göre yeni keşfedilen yatakta yaklaşık 55 milyar metrik ton yüksek tenörlü demir cevheri bulunuyor. Demir oranının yüzde 60'ın üzerinde olması, keşfi bugüne kadar tespit edilen en zengin demir yataklarından biri haline getiriyor.
Bu miktar, şimdiye dek zaten dünyanın en büyük demir cevheri ihracatçısı olan Avustralya'nın, küresel pazardaki hakimiyetini gelecek uzun yıllarda da pekiştirmesi anlamına geliyor.
YER KABUĞUNUN TARİHİ YENİDEN YAZILDI
Curtin Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, Hamersley bölgesindeki kayaçların yaşının sanılandan 800 milyon yıl daha genç olduğunu ortaya koydu. Önceki tahminler 2.2 milyar yılı işaret ederken, yeni analizler oluşumun 1.4 milyar yıl önce gerçekleştiğini gösterdi.
Araştırma ekibinden Jeokronoloji Uzmanı Doç. Dr. Martin Danisík, dev demir yatakları ile süperkıta döngüleri arasında doğrudan bir bağ tespit ettiklerini belirterek, bunun antik jeolojik süreçlere dair bakışı değiştirdiğini söyledi.
MADENCİLİK TEKNOLOJİLERİ İÇİN DE ÖNEMLİ
Keşifte kullanılan kimyasal ve izotop analiz yöntemleri, cevherin hem yayılımını hem de saflık oranını net biçimde gösterdi. Önceki çalışmalarda yüzde 30 civarında olduğu düşünülen demir oranının, gerçekte yüzde 60'ı aştığı belirlendi.
Araştırmacılardan Dr. Courtney-Davis, bu teknolojilerin yalnızca keşif için değil, daha temiz, daha az atık üreten ve çevreye duyarlı madencilik uygulamaları için de kritik olduğunu vurguladı.
KÜRESEL EKONOMİYE BÜYÜK ETKİ BEKLENTİSİ
Uzmanlara göre bu büyüklükte bir uzun vadeli arz artışı; demir fiyatlarını, küresel çelik üretimini ve başta Çin olmak üzere büyük ithalatçılarla olan ticaret dengelerini doğrudan etkileyebilir.
Bilim insanları, demir oksit minerallerinde uranyum ve kurşun izotoplarını kullanarak yapılan tarihlendirme sayesinde, bu dev yatakların büyük tektonik kırılmalarla eş zamanlı oluştuğunu belirledi. Bunun da Dünya'nın jeolojik geçmişinin sanılandan çok daha dinamik ve karmaşık olduğuna dikkat çekiliyor.