Dışişleri, TBMM’yi basına kapalı toplantıda uyardı: Suriye’den gelenlerin dört katı göç olabilir

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni İran’daki gelişmeler hakkında “Suriye’den gelenlerin dört katı göç olabilir” şeklinde uyardığı öğrenildi. Prof. Dr. Hasan Ünal, kitlesel bir göç olabilmesi için İran’ın parçalanması gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, cuma günü (24 Ocak) Orta Doğu’daki son gelişmelere ilişkin TBMM Dışişleri Komisyonu’nu basına kapalı olarak bilgilendirdi. Konu başlıkları ağırlıklı olarak, İran ve Suriye’deki gelişmelerdi.

Bilgilendirmede, Türkiye’nin İran’a yönelik olası bir dış müdahaleye karşı olduğu dile getirildi.

İran’a yönelik müdahalenin bir göç dalgasına neden olacağı, Türkiye’nin her duruma göre hazırlıklarını yaptığı kaydedilerek, “Bir göç durumunda mümkün olduğu kadar İranlıların kendi ülkesi içinde kalmasını sağlayacak tampon bir bölge olması gerektiğini düşünüyoruz” denildi. Göç riskine ilişkin, “Suriye’den gelenlerin en az üç-dört katı kişinin gelmesinin beklenebileceği” değerlendirmesi yapıldı.

Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Meclis’te komisyona verdiği bilgileri YENİÇAĞ’a değerlendiren Başkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, İran’dan Türkiye’ye kitlesel bir göç olabilmesi için İran’ın ABD tarafından tamamıyla kontrol altına alınması gerektiğini belirterek, “İran’ın içinden geçtiğimiz süreçte işgal edilmesi kolay görünmüyor. İran’a müdahale tartışılıyor elbette ama işgal kolay değil. İran’ın füze sistemleri bölgede başta İsrail olmak üzere tüm hedefleri vurabilecek nitelikte. Eğer bir hava saldırısı söz konusu olursa İsrail’i 12 gün savaşlarından daha çok hırpalar. Bu nedenle İran’ın işgal edilip parçalanması şu anda beklendiği kadar kolay olmaz. İran’ın vereceği karşılık ise çok sert olur” dedi.

İran’dan Türkiye’ye kitlesel bir göç olabilmesi için İran’ın parçalanması gerektiğini ifade eden Hasan Ünal, şunları söyledi:

“İçinden geçtiğimiz süreçte şartlar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Dolayısıyla bu yönde yetkililerin bir beklentisi söz konusuysa bu aşamada bunun tamamıyla teorik olduğunu söyleyebiliriz. ABD, İran’ hava bombardımanı yaparak, ülkenin içine bölgeden bildiğimiz cihatçı unsurları ve PJAK teröristlerini sokarak İran’da istediği bir takım sonuçları almak isteyebilir. Bu noktada Türkiye’nin çık dikkatli olması gerekiyor. Suriye’de yaşananlar ortada. Cihatçı teröristlerin yol açtığı tahribatta gelinen noktayı görüyoruz. ABD eğer İran’da istediği sonucu alırsa aynı sonucu Türkiye’de alabilir miyiz hevesi ortaya çıkacaktır. İran ile Türkiye’nin içinden geçtiğimiz süreçte terörle mücadele ve bölgesel konularda çıkar birlikteliğini dikkate almaları büyük önem taşıyor. ABD’nin İran’ın içinden Kürdistan çıkarması Türkiye’nin işine gelmeyecektir.”

ABD’nin İran’ı işgal girişimine kalkışması durumunda devreye İran’ın füze sistemlerinin gireceğini ileri süren Ünal, “ İsrail’e 12 gün savaşlarından çok daha büyük zarar vereceklerini belirtiyorlar. Günde bin füze atarız dediler ki 12 gün savaşlarında 600 füze attılar İsrail’in en büyük nükleer araştırma tesisine büyük zarar verdiler. İsrail İran’ın iki nükleer fizikçisini öldürmüştü ki karşılığı bu oldu. Şu anda belki de İran’ın elinde nükleer silah var. 2 ya da bir hafta içinde bunu yapabilirler. Nükleer kullanım kapasiteleri var. Ciddi bir kimyasal başlıklı füze sistemleri bulunuyor. En ufak bir müdahalede bunları kullanır” diye konuştu.

İran’ın geçtiğimiz günlerde 10 bin kilometrelik süpersonik füze atışı yaptığını da hatırlatan Ünal,

“Rusya’dan izin alarak Sibirya’ya attılar. Bunun anlamı ABD’nin pasifikte bulunan ve İran’a 5 bin kilometre menzildeki hava üssünü vurabilirim demektir. İran’ın yanı sıra olası bir İran’a yönelik saldırıda Yemen’de İran’a yakın güçler ve Hizbullah’ta devreye girecektir ki bu İsrail açısından büyük yıkım doğurabilecek sonuç ortaya çıkarır” dedi.

Türkiye’nin İran’da yaşanan olaylarda özellikle İran’a giren PJAK teröristleri ve bu teröristlerin konumları hakkında İran ile bilgi paylaşımında bulunduğuna da dikkat çeken Ünal, “İran’da yaşanacak istikrarsızlık Türkiye’ye hiçbir yarar getirmeyecektir. Ayrıca daha önce Suriye’de Türkiye uçuşa kapalı bölge ve güvenli bölge girişimlerinde de bulunmuştu. İran’da tampon bölge tartışmalarında yaşanan bu örneğin sonuçlarını da unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Benzer Videolar