ZAM – ZAM – ZAM
Yine bir zam furyasının içerisinde vatandaş boğuşup durmaktadır. Malum, Ocak sonu itibari ile maaşlar artışlı geleceği için, açıkgöz esnaf, marketler, temel gıda üreticileri v.s. her şeyi zamlı tarifeden piyasaya sunmaya başladı. Su ücretleri artırıldı. Yakında olmayan elektrik de okkalı zam yiyecek. Kısacası, yaşam için ne gerekiyorsa hepsi zamlanacak. Ülkede ekonomi bu şekilde yol alır. Maaş artışı ve zamlar !!! Bu formül yıllardan beridir bu şekilde işlemektedir. TL eridikçe erimekte, halkın alım gücü düşmekte, döviz kıymetlendikçe her şey daha da pahalanır oldu. Buna dur diyecek bir politika, bir siyasi vizyon yok!! Bu konuya kafa yoran yok. Adamlar koltuklarında otururken sefa içinde, halk biraz daha fakirliğe gömülmekte, standart hayat giderek aşağıya çekilmektedir!!!
Bütün bunlar olurken denetim zafiyeti de cabası!!!
Ekonomi, üretimi dengeleyemezken, tüketim giderek artmakta ve üretici ile emek giderek değersizleştirilmektedir. Bunlar için çözüm üretmek, kaynak yaratmak yerine her artış olduğunda, daha vatandaşın eline geçmeyen artış, zamlar karşısında eriyip gitmektedir.
Enflasyon ülkenin ve vatandaşın belini kırmış durumdadır. Paranın satın alma gücü giderek azalmakta, para birimimiz değersiz olmaktadır. Ekonomistler olaya duyarsız!! Ülkedeki mal ve hizmetlerin üretimini, tüketimini ve ülke kaynaklarının dağılımını analiz eden, verileri inceleyen, tedbir alan ve çare üreten Bakanlık olan Ekonomi ve Enerji Bakanlığı bu konuda kalem oynatmıyor!!!
Oysa, sanayi ve ticaret politikalarını belirleyen, küçük ve orta boy ölçekli işletmelerin denetimini ve ayakta kalması için tedbirler alan, yenilenebilir enerji üretimi için projeler geliştiren, ihracatı teşvik etmek için maddeler sunan, girişimcilik projesi için destekleyici öneriler kabul eden ve tüm bunları hayata geçiren Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, bugün sadece günübirlik açıklamalar ile gün kurtarmaktadır.
Memleketin hali ortadadır. Küçük ölçekli işletmeler, dar gelirli esnaf artık bir bir kepek indirirken, sermaye patronları emek sömürüsü ile işçinin cebinden çalarak işletmesini daha da büyütme gayretindedir.
Dert çok, çözüm yok!!!
Hükümet edenlerin vizyonu, "maaş artışı ve zamlar”!!!
Devletin dış borçları kimbilir ne kadar olmuştur? Maaşları bile ödeyemez durumda olup da, her ay bir bankadan borçlanmayı çözüm diye kabullenen bir hükümet ile bu işler nereye kadar gidecek? Bu borçlanmanın geri ödemesi nasıl olacak?
Hiç şüphesiz bu konuda da hükümet halkın cebine el atacaktır!!!
Onların kurmuş olduğu ve adına “sistem” dedikleri yol budur. Bu yüzden onlar için her şey yolunda gitmekte, ülke güllük gülistanlık, halk da karnı tok sırtı bütündür!!!
Oysa asıl gerçek, borç batağında bir Devlet kasası, Ekonomik olarak çökmüş bir ekonomi ve üretimden geri kalmış, tüketimi bolca olan bir halk ile yaşam mücadelesi veren bir hayat var buralarda!!!!
Ülke gerçeğini görmezden gelen, sadece zam yaparak Devlet idare ettiğini sanan hükümet edenlerin, siyaseten vizyon ve misyon sahibi olmadıklarını yukarıda saymış olduğum maddelerden yola çıkarak, ne kadar da "yönetim fukarası" olduklarını anlamak hiç de zor değildir!!!
Vesselam