90 yıl önce terk edilen bu adayı görmek için 29 bin lira ödüyorlar
Ne bir dükkan var ne de konaklayacak bir otel... 1930 yılında tamamen terk edilen St Kilda adasını görmek isteyenler, 29 bin lirayı gözden çıkarıyor. Peki ama neden?
İskoçya açıklarında Atlantik Okyanusu’nun ortasında yer alan St Kilda takımadaları, yaklaşık 2 bin yıllık yerleşik yaşamın 1930 yılında trajik bir tahliyeyle sona ermesinin ardından bugün modern dünyanın en pahalı turizm rotaları arasında yer alıyor. Britanya’nın en yüksek deniz uçurumlarına ev sahipliği yapan bölge, sunduğu yaban hayatı ve tarihsel kalıntılarıyla "gerçek hayattaki Jurassic Park" olarak nitelendiriliyor.
ZİYARET MALİYETİ 29 BİN LİRAYI GEÇİYOR
Adanın ana karaya olan uzaklığı ve lojistik zorlukları, ulaşım maliyetlerine doğrudan yansıyor. Güncel döviz kuru verilerine göre St Kilda ziyaretinin maliyet tablosu şu şekilde oluştu: Günübirlik tur, Isle of Skye üzerinden yapılan 3 saatlik tekne yolculuğunun kişi başı bedeli 280 Sterlin yaklaşık 16.396 TL. Kamp konaklamalı ulaşım için adada gece konaklamak isteyenlerin gidiş-dönüş tekne transferi için ödemesi gereken toplam tutar 500 Sterlin yaklaşık 29.280 TL.
TAHLİYE HASTALIK VE KITLIKLA GELDİ
Hirta Adası'nda yoğunlaşan St Kilda yerleşimi, 19. yüzyılda dış dünya ile temasın artmasıyla birlikte büyük bir çöküş yaşadı. Ana karadan taşınan hastalıklar ve 1920’li yıllarda yaşanan tarımsal başarısızlıklar sonucu oluşan kıtlık, adadaki nüfusu sürdürülemez noktaya getirdi. 1930 yılında hayatta kalan son 36 kişi, kendi talepleri üzerine tahliye edilerek İskoçya ana karasına yerleştirildi ve adada kalıcı yerleşim resmen sona erdi.
TİCAREİ İŞLETME YOK VE 1 MİLYON DENİZ KUŞU VAR
Günümüzde İskoçya Ulusal Vakfı (National Trust of Scotland) koruması altında olan adada otel, restoran veya market gibi hiçbir ticari yapı bulunmuyor. Ziyaretçiler kendi temel ihtiyaçlarını yanlarında taşımak zorunda kalırken, bölge devasa ekosistemiyle dikkat çekiyor. 427 metrelik Conachair uçurumu, Britanya’nın en dik kıyı yüzeyini oluşturuyor. Takımadalar, yaklaşık 1 milyon deniz kuşuna ve Birleşik Krallık’taki martı (puffin) popülasyonunun yarısına ev sahipliği yapıyor.
SADECE NİSAN VE EYLÜL AYLARINDA GİDİLİYOR
Yüksek maliyetine rağmen yoğun talep gören adaya erişim, sadece Nisan ve Eylül ayları arasında mümkün olabiliyor. Ancak Atlantik Okyanusu'ndaki sert hava koşulları nedeniyle planlanan seferlerin büyük bir kısmı güvenlik gerekçesiyle iptal ediliyor. Uzmanlar, adanın trajik tarihinin ve el değmemiş doğasının, yüksek maliyete rağmen bölgeyi koleksiyonluk bir seyahat rotası haline getirdiğini belirtti.