METİN #ARHUN: “ASGARİ ÜCRETİ BİR GEÇİM ÜCRETİ DEĞİLDİR”.
Bu açıklamayı görünce, Metin efendiye asgari ücretin ne olduğu konusunda kapsamlı bir açıklama yapma gereği duydum.
Asgari ücret demek; çalışana ödenebilecek en düşük ücret miktarıdır. Bu miktar, temel ihtiyaçlar (gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım gibi) karşılamayı amaçlamaktadır. Ve bu belirlenen miktar altında ödeme yapılması yasal değildir. Asgari ücretin esas amacı, yaşam standartlarını ve zorunlu ihtiyaçları karşılamayı sağlamaktır. Yani buna, sosyal refahı artırmayı hedefler de diyebiliriz.
Şimdi, bu açıklamadan yola çıkarak ben Metin efendiye sormak isterim;
Sen aylık maaş olarak 52 bin TL alıp da evini geçindirmeyi denedin mi?
Sen hiç doktor vizitelerinin ne kadar olduğunu biliyor musun?
Sen bir kilo etin kaç para olduğundan haberdar mısın?
Sen temel gıda maddelerinin fiyatları nedir biliyor musun?
Peki ya sen 6 adet yumurtanın ne kadar olduğundan haberdar mısın?
Ya da ilaç paralarının ne kadar fahiş olduğundan haberin var mı?
Asgari ücretli bu para ile temel gıda maddelerini 1 ay boyunca kesinlikle yiyemez. İlk on gün için temel gıda maddeleri ile beslenir, sonrasında soğan ekmeğe talim eder!!!
Elbette sen bunu bilemezsin. Zira, bugün ülkedeki sermaye sahiplerinin çoğu emek hırsızlığı ile bir yerlere gelmiştir.
Ha sakın yanlış anlama, asgari ücretlinin derdi çok para kazanmak değildir. Tek derdi insani koşullarda ay sonuna kadar yetecek bir maaş ile karnını doyurmak, bir ay boyunca yetecek temel gıda maddeleri ile beslenmek ve çoluk çocuğunun okul masrafını görebilmektir. Kendinden zaten geçmiştir. Bir de elektrik ve su parası ödeyebilmektir. Hele bir de kirada oturuyorsa, TL ödenip, Euro olarak kira ödemenin zorluklarından dolayı sen empati kurabilir misin?
Eminim öyle bir yeteneğin de yoktur. Zira, sermaye patronları işçiyi ezerek, üzerine basarak ve “emek en yüce değerdir” cümlesini hiçe sayarak yol almaktadır. Siz ve sizin gibiler için önemli olan işletmesinin daha çok kar sağlaması, bunun içinde işçiden kesip kendi sermayesine fayda sağlamaktır.
Asgari ücretlinin bir sendikası olmadığı müddetçe, asgari ücretli sizin elinizde oyuncak olacaktır.
Avrupa ile kıyaslama yapıyorsunuz da, Avrupada işçi sendikalarının olduğunu ve bunların işçilere ne haklar tanıdığını bilmiyorsunuz sanırım. Ben size bu konudan da biraz söz edeyim.
Avrupa’da İşçi Sendikaları, işçilerin haklarını korumak, , toplu sözleşme pazarlıkları yapmak ve bu faaliyetler için de örgütlenmeyi özgür kılmaktadır. Öyle bizdeki gibi işçi, sizin iki dudağınızın arasından çıkacak bir çift lafa bakmaz. Haklarını korumak için örgütlüdürler, sendikaları vardır. Ve bu haklar anayasal statüye sahiptir.
Şimdi bir kez daha siz sermaye patronları varsa eğer vicdan muhakemesi yapıp, ağzınızdan çıkacak olan sözleri iyi ölçüp tartınız derim.
Ha eğer asgari ücretliye artış yapmak istemiyorsanız, oturun hükümet edenlerle pazarlık yapın ve fiyatların yükselmesini, pahalılığı, zamları durdurun. Belli bir noktada stabil kalmasını sağlasın o hükümet eden efendiler. Bunları yaparken de “emek en yüce değerdir” ilkesinden yola çıkarak, çalışanınızı ezdirmeyiniz. Ve sakın unutmayınız, ucuz işçilik kaliteyi bozar, zaman içerisinde de sıfırlar. Yani, ürettiğiniz malların değeri bu yolla “bozuk mal, çürük mal, defolu, ucuz mal damgası yer!!!
Vesselam