DÜNYANIN EN İNATÇI SİYASİ SORUNLARINDAN BİRİ “KIBRIS SORUNU”
Bu konu yıllardan beri, süregelmekte ve Akdenizin incisi olan Kıbrıs için sorunu çözecek tarihte kaç tane BM Genel Sekreteri atandı, her iki toplumdan kaç tane Cumhurbaşkanı geldi geçti ve kaç tane görüşmeci devreye girdi, artık saymaktan vaz geçtik!!!
Kimilerine göre bu bölünmüşlük ile iki kesimli , iki toplumlu bir anlaşma ortaya konulmalı, kimilerine göre ise bölünmüşlük kabul edilemez, tek bir Devlet adı altında birleştirilmelidir.
Güney komşumuz kendisini Ada’nın tek hakimi gibi görürken, bizlere yıllarca azınlık olarak bakmış, Dünyanın da bize bu gözle bakmasına çaba sarf etmiştir. Bununla kalmayıp, kendisini geliştirmiş, Devlet tanımına uygun bir yapıya getirmiş ve Dünya devi ülkeler ile görüşmeler yaparak, savunma, askeri, teknoloji, ekonomi gibi hususlarda kendini hem geliştirmiş, hem de güvenli kılmayı başarmıştır. Halkına modern Dünya standartlarında bir yaşam sunmaktadır.
Kuzey olarak bizler ise 50 yıldır tanınma ve tanıtma sözleri ile aldatılmakta, Devlet olabilmenin erdemine erişememiş, yavruluktan çıkamamış ve hiçbir konuda kendisini geliştirmemiş, ekonomisi batak, Dünya Devletlerinin haritada yerimizi bilmediği ama her türlü illegal işlerin merkezi haline geldiğimizden kesinlikle haberleri olan bir avuç toprak parçası olmaktan öteye gidemedik!!!
Siyaset için seçtiklerimizin, Devletin her bir kurumunu sömürmekten, makamlar altlarından gitmesin diye her türlü hileye baş vuran ve siyasette vizyon ve misyon sahibi olmadıkları gibi, ana sözünden dışarıya çıkamayan bir tutum sergileyerek ülkedeki Adaleti ve sistemi yok ederek, kendi düzenlerini kurmaları sonucu Devlet tanımına uygun bir yapı bırakmayan bir sistemin içerisinde, ezik olarak yaşayan biz halk da, bu sisteme zorunlu kılan bir yapının içerisinde yuvarlanıp gitmekteyiz!!!
Herkes yeni seçtiğimiz CumhurbaşkanıTufan #Erhürman’dan bu Kıbrıs meselesine çözüm beklerken, kimse evvela Devlet olmanın gerekliliğini yerine getirebiliyor muyuz diye düşünmüyor!!!!
30 – 35 yıl bu Devlette işleyip emekli olanlar, bugün Devletin kendilerine sunması gereken hiçbir hizmeti alamıyor!!! Ne sağlık hizmeti için Devletin hastanesi kullanılabiliyor, ne de alınması gereken ilaçları Devlet emeklisine tedarik edebiliyor!!! Keza, çalışanları için de durum aynidir!!! Ben sadece örnekleme yapıyorum!!!
Kendi içimizde Devlet olmanın yükümlülüğünü yerine getiremez iken, Dış Dünyaya varlığımızı kabul ettirmek ne kadar absürt bir gerçek!!!
Kendi içimizde yolsuzluklar ve hırsızlıklar arşa ulaşmışken, kendimizi Dünyaya kabul ettirmek için sözde masaya yumruk vurmak ne kadar traji komik bir durum!!!
Kimse kusura bakmasın da taleplerinizde kabul görmek için saygınlığı olan bir Devlet ünvanı taşımanız elzemdir.
Oysa , bizdeki Devlette ne saygınlık kaldı, ne itibar!!!
Ve ne acıdır ki, bu Devletin itibarını zedeleyenler halen daha görev başında, dokunulmazlıklarını kalkan gibi kullanmakta ve ısrarla “iki eşit egemen Devlet” diye yorumlar yapmaktalar!!!
Yürüyün gidin işinize!!!!
Vesselam