Taşlamalar

Afrodit’in kırmadık ceviz bırakmadığı fettan Ada’da ortalık yine karıştı

Kulağımız Ankara’da, gözümüz hükümet sokağında apışarak öylece baktı

**

50 Yılda hep ‘Yes Sir sülalesine mensup, Anagilci ‘Peki Efendim’ciler yarattık

Toroslar’da sabah, Ankara yolları filmlerini Oscar’a aday gösterip baş tacı yaptık

**

‘Yüce dediğimiz ancak boyu 1.50’den fazla uzamayan meclis yeniden şenlendi

Erken seçimi düşündükçe Vekillerimiz başları ellerinin arasında çok hüzünlendi

**

Üstel siftah bismillah diyerek özenle hazırlanan kefeni Messivari usta çalımla yırttı

Taçoy ve muhalifler Budamı gol olmayacak diyerek tek ayaküstünde Yok artıkı bastı

**

Emir Erlerimiz, bizim kuyunun emme basma tulumbası gibi sürekli kafa sallıyor

Ama emme basma tulumba gibi kafa salladıkça nedense hep çok su koyveriyor

**

Bilim adamları Dinazorlar bir milyon yıl evvel yaşadı ve birden yok oldu diyorlar

Ama bizim Fosillerin siyaset arenasında hala yaşam sürdüğünü söylemiyorlar

**

Bizim topraklar bereketlidir bakın Dino’larımız fosileştiktçe ham hum yutuyor

İhale, rüşvet, işe gitmeden para derken yuttukça gariplerimin tonajları artıyor

**

Uyuşturucu, tetikçi ile suç kayıtları bulunan yürüyen WC’ler köşede bekliyormuş

Küplerini doldurmak için Çarkın hızlı dönmesini beklerken, Allah Kerim diyormuş

**

Allah’ın Kerim’ine çarkın böyle dönmemesi için tamam yürekten eyvallah diyoruz

Ama çark sıkıştı, ip kısa, Kerim’in kuyusu derin, kuyuda kalacaklarını söylüyoruz

**

Küpümüz henüz dolmadı ama ne yapalım pes edip erken seçim yapalım dediler

Tam golü yiyeceklerdi ki, yoo vazgeçtik Anamız off – side gol geçersiz deyiverdiler

**

Ayşaba yangın ağaç ayırt etmez orman tutuşmaya görsün hepsini yakar dedi

Nato kafa Nato mermer en sonunda tehlikeyi görerek çark ettiklerini söyledi

**

Fikrocuğum yüzme bilmediğini bile bilmeden 1.30 boyuyla ahkam kesmeye kalktı

Sandıktaki derin suyun boyunu aştığını görünce çırpınarak kurtarın diye Nara attı

**

Herşeye balıklama atlayan maydanozkolog Çarıklızade bu defa sandıkta kalırmı?

Tası tarağı toplayıp son durakta inmeyi düşündüğü dolmuştan ilk durakta havlu atarmı?

**

Meclis-i Mebusanımızın bazı vekilleri imam Hatip şart diyerek parmak kaldırdı

Anaya olan bağlılıklarını göstermek için ayakta parmak sallayıp gerdan kırdı

**

Çavuşluktan onbaşılığa tenzili rütbe eden Şeyh Nazım dinde en üst mertebeye erdi  

Okullarda konteynerlerde eğitim devrini başlatarak Guiness rekorlar kitabına girdi

**

Meclisteki manzaraya bakan bizim Ayşaba orta parmağını kaşırken kıs kıs güldü

Güftesi Gökyüzünüzün deliği, bestesi Toşak Ali Dayı’dan da nağmeler sundu

**

Ne olacak KKTC gemisinin son günlerdeki bu hali, lastiği patladı yampuri gidiyor

Ülkeyi çatlatıp patlatacak olan büyük idarecilerimiz, komprosör ile boşa hava basıyor

**

Aslında patlayan ve çatlayan bizim içi boş cüzdan ile pantolonun yan cebiymiş

İktidarda nedense İktidarsızlık yaşayan hükümetlerimiz cebi görmezden gelmiş

**

Ekonomistler, durmadan bu günler iyi günlerimiz bunu da arayacaksınız diyor

Kemerleri iki - üç boğum birden daha sıkıp bedenen zayıflayacağımızı söylüyor

**

Vallahi ne diyelim beterin beteri var ekmeğin yanındaki zeytin uçup gidiyor

Çocuklar baba zeytini geçtik ekmeği suya batırarak yesek mi diye soruyor

**

 Kavga hastalığından muzdarip Mecliste in- cin gazozuna top oynamakta

Zam Golünü attıkça zam şampiyonları kayboldu nerede diye vatandaş sormakta

**

Sosyal medyada herkes fenomendir, lafı sallarken atıp, tutup her telden konuşuyor

İş meydanlara çıkıp eylem durumuna gelince bir bakarsın hemen su koyveriyor

**

Mahkeme Başkanı 25 sene öncesindeki kredileri yasalara rağmen tekrar sorguluyor

Ödenip ödenmediğine bakmaksızın bankalardaki para ve maaşlarına bloke koyuyor

**

Bankalar bundan destek alarak KKTC’nin taşı, toprağı altındır paralara yumulun diyor

Sinirden demir çiğneyen vatandaş biz batınca hazır olsunlar üçün birini alacaklarını söylüyor

FIKRA

TURKISH HELL
Dört samimi arkadas ayni arabada yolculuk ederken trafik kazasinda ölürler.  Azrail "Türk cehennemine mi Avrupa cehennemine mi gitmek istersiniz?" diye sorar.
"Fark nedir?" diye sorarlar.  Azrail "Avrupa cehenneminde hergün bir kepçe, Türk cehenneminde hergün bir kova bok yersiniz" der.  Üç tanesi "biz Türk dogduk,Türk ölürüz" der. Bir tanesi ise uyaniktir, Avrupa cehennemini seçer.  Ve aradan epey zaman seçer avrupa cehennemindeki adam artik kepçe kepçe yemekten bikmistir,
arkadaslarinin durumunu merak eder, hallerini görmek için ziyarete gider.  Oysa onlar şen sakrak gülerek karsilarlar onu.  Dayanamaz sorar: "Ben bir kepçesini azmedemezken siz hergün bir kova bok yiyip nasil bu kadar neseli olursunuz?" "Oglum oglum" derler "burasi Türk cehennemi, birgün bok olur kova olmaz, birgün kova olur bok olmaz, bir gün görevli işe gelmez, 3 aydir bir bok yedigimiz yok!"

Benzer Videolar