Sahibine mesajlar
Sn. Recep Tayyip Erdoğan Ortadoğu Cadı Kazanı Gazze’de varılan anlaşma nedeniyle durulmaya başladı. Tabi bunda kuşkusuz sizin girişimlerinizin de etkisi var. Ancak Çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklem başımı ağrıtıyor. Mesela büyük harflerle açıklanan Gök Vatan projesinde herşeyi ile yerli olduğu söylenen Milli Muharip Kaan’ın motorunun ABD tarafından verilmediği söyleniyor. Önce, Almanya sonra İngiltere’den alınacağı söylenen Eurofighter savaş uçaklarını İngiltere son dakikada satmaktan vazgeçti.. ABD F 35 konusunda ayak sürümeye devam ediyor. Son açıklamalarda Katar’dan 2’nci el Eurofighter uçakları alınacağı dillendiriliyor. Yani süper ligden 2 lige düşüyoruz. İran’ı 4. Lige düşürülen yaptırımların bir benzeri sanki İsrail ile sert diyaloglar içerisine giren Türkiye’ye de yapılıyor.. Sn. Erdoğan, hayat bir iskambil oyunu gibidir. Doğru kartları seçmek bizim elimizde değil, ama eldeki kartlarla iyi oynamak bizim başarımızı belirler.
**
Sn. Meclis-i Mebusan’ın Mümtaz üyeleri bazılarınızın tipi Tarlabaşı ama Ozon Tabakasında gezinen egosu ile sanırsın Nişantaşı. Allah’u Ekber dağlarında, Kılı kırk yararak yasa hazırladığınızı sanırken, meğer Allah’a emanet yerlerde altında kalanın boynu kopsun telkinleri veren içinizdeki bazı cep düşkünlerinin isteklerine uygun olarak yasa hazırlıyormuşsunuz. 20-25 sene evvel alınan ve ödenen bazı kredi/ler ile ilgili geçirdiğiniz yasa sonrasında insanların maaşlarına, birikimlerine el koyulmasına neden oldunuz. Maaşlarına el konulan insanların ailesini nasıl geçireceğini düşünmeden seyre daldınız. Aranızdaki apartman lambasının bile fark etmediği insanlarla uğraşmaktan usandık. Daha önce geçirdiğiniz borcu olan birisi, borç ile ilgisi olmayan birisinin arabasını kullanırsa arabasına icra memuru el kor. Veya babasın anası bile olsa evinde görülürse borç ile ilgisi yoksa bile haciz getirilir absür yasa sonrasında geçirdiğiniz hukukun temel ilkesi olan tebliğ bile yapılmadan maaşlara bloke konulması sonrasında Eksik olmayın, dedik. Fazla olmaya başladınız ama halk olarak fazlalıkları yontma görevini de üstlendik.
**
Sn. Ünal Üstel, Napolyon Waterloo savaşında has askerlerini yanlış taktik ile bitiren kumandanı tarafından, Yıldırım Beyazit de Ankara Savaşında Anadolu’ya giren Türk- Moğol ordusunun başındaki Aksak Timur saflarına geçen Türkmenler tarafından savaşın en kızıştığı anda arkadan vurulmak suretiyle savaşı kaybetmişti. Havai fişek çok sıradan, “Garbayıt” daha çok gürültü çıkardığı için bizden düşüncesi ile yoluna garbayıt döşeyip gürültü çıkartmaya çalışanlar “Seki” varken kaldırımda yürümem diyerek yoluna gül yerine taş seriyor. Sadece kendini düşünerek yalandan gelene, dost mu deniyordu? P..t mu deniyordu? Hoşt mu deniyordu? Bilmem. Sn. Üstel, çocukluğumuzda Topaç dönerken çakılmaz, sadece “Nannaklanır” der ve yenilenin topacını üzerine vurmak suretiyle nannaklardık. Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedersen pusuda bekleyenler Türkiye nezdinde prestij kaybetmen nedeniyle dikkat et senin topacı nannaklamasınlar
**
Sn. Tufan Erhürman, ma sen ne büyük adammışsın da biz bugüne kadar farkına varmadık. Yahu Tufan hocam, adayım dedin bütün zirziroları (Ağustos Böceği) buralara topladın. Birisi vatan millet Nurlu Ufuklar derken, ötekisi ma be ama Kıbrıs bizimdir (Sanki bizler pekmez döktük) kan döktük de aldık diyor. Öyle bir korku saldın ki mişarocuklar dağ tepe demeden araziyi arşınlamaya başladı. Kalbindeki çiçekleri sulamayı bile unutup, vicdanlarının 7 desimetre yükseklikteki inlemesini bile duymayanlar her sabah ışıldayan güneş resmi çizmeye başladı. Bunu gördükçe bazılarının bandofla ile suratlarına vurasım geliyor.
**
Sn. Hasan Taçoy yaşanan kargaşayı gördükçe ellerini ovuşturduğunu görüyorum. Kurtlar puslu havayı sever Siyasiler de kargaşa ve kaos ortamına bayılır. Ersin Tatar’ın kazanması için tüm ağırlığını ortaya koyan ve Tatar’ın kazanmaması halinde Türkiye nezdindeki prestijini ve inandırıcılığını kaybedeceğini bilen Ünal Üstel’e dilin yanındayım derken, için hadde be Tufan sağ bir kroşe ile hem Tatar’ı hemde Üstel’i nock out et de bana da koltuğun kapıları açılsın diyor. UBP Güneşini Üstel bu seçimde batırmalıdır ki şürekâsı ile yandı gülüm helva derken, benim ile yeniden doğuşuma merhaba desin. Sn. Taçoy, ben insanları harcamayı iyi bilirim. Yeter ki bozuk olsun diyorsun ama rakibin de iktidarın gücü ile Herkül görüntüsü veriyor. Ve bozuklukları kumbarada biriktirir, geleceğe yatırım yaparım. Ha çok mu sıkıştım; hiç düşünmem hemen harcarım diyor. Yaaa!..
**
Sn. Meryem Soykurt voice masters (Sahibinin sesi) dediğimiz BRT’de ağalarına hoş görünmen için makineyi fazla yağlaman grank’ı ve sparkları yağ içinde bıraktı. Bu nedenle makine tekliyor be müdürüm. Tekleyen makine önce güzel sunumları ile takdir toplayan Sonay ile Ülgen kızlarımızın üzerlerinde yaratılan baskı, Avrupa ve Özgür gazeteyi es geçmelerine, Güneş’in de virgül ve noktasına kadar okumasına neden oldu. Kızlar, Özgür gazetede bir konu ile ilgili detay verirken rahatsız, Avrupa gazetesinin açıklamalarını başlıkları bile okumadan verirken bile zorlanıyorlar. Unuttuysan hatırlatayım BRT halkın malıdır. Ne senin nede belli partilarin malıdır. Haa bu arada Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra erken seçim var bohçanı ağır ağır toparla anca toparlarsın.
**
Sn. Nazım Çavuşoğlu, Eğitim Bakanlığını, İçişleri Bakanlığını ve Tarım Bakanlığını, bakanlık yaptığınız dönemde bakanlıkları yerinan yeksan etmedeki başarınız hala daha akıllardadır. Sn. Anasına yaranmak için din uleması nitelendirilmesinde bulunulan ve Şeyh Nazım-ı Çavuşi denildiği öne sürülen şeyhten bozma bakandan olma efendi. Edepsiz giydiyse tesettürün suçu ne? Kılan yalancıysa namazın su ne? Giden zalim ise haccın şu ne? Yetenek düşmanları emir komuta zinciri içerisinde atandıkları bakanlıklarda duvara toslattıysa ve adına Süper Bakan deniliyorsa, halkın suçu ne? Bir gün Şeyhülislam bir gün şarap pardon viski içen Bektaşi oluyorsa şarap ve viskinin suçu ne? Çavuşluktan onbaşılığa tenzili rütbe yapılmasına rağmen kendini general sanıyorsa rütbenin suçu ne? Hüda Par’ın Türkiye’de yasallaştırma isteminde bulunduğu, Kadınlar isteyerek değil mecburen kapanacak. Kadınlar okumayacak. Erkekler 2 kuma hakkına sahip olacak 3 yasa öneri iddiasına Sn. Çavuşoğlu’da emme basma tulumba gibi kafa sallarsa halkın suçu ne?
**
Sn. Hasan Esendağlı, son çıkartılan yasa sonrasında maaşlara el konulması öncesinde avukatlara dernek başkanı olarak bu yasaya sakın karşı çıkmayın dediğiniz iddia ediliyor. 2-3 bin Sterlinlik Mürür-ü zamana uğramış davalara bile avukatlar 2000 sterlin Avukat iye istiyor. 1,500 TL tutarındaki kapatılmasına karşın makbuzlar tutulmadığı için zor durumda olan insanların davalarında bile 11 bin TL avukat ücreti alındığına tanık oldum. Bazı avukatların cebi dolarken aldıkları ücretlere karşın ne kadar vergi verdiklerini doğrusu merak ettim. Sn. Esendağlı, Adıyaman Şampiyon Melekler meydan muharebesinde tüm cephelerde yenilgiye uğraman sonrasında halkı bitirme savaşını kazanman gülümsetti. Halk olarak bizler bazı insanlara inandığımız için BİR GÜN kaybederiz. Ama onlar bu vicdansızlıkları nedeniyle bir ömür kaybederler.
**
Sn. Ümit Özdağ, her seçimde Türkiye’nin zat-ı muhteremlerini burada görmek irademize saldırı olarak gördüğümüz için Zafer Partisi Genel Başkanı olarak buralara gelmenize hoş geldiniz yerine boş geldiniz diyeceğim. ''Ne federasyonla bir araya gelinir ne de başka bir şekilde bir araya gelinir. Burada tek yol vardır; o da iki ayrı bağımsız devlet'' diyorsunuz. Peki, KKTC’nin suyumu çıktı da başka bir devlet kurmak istiyorsunuz. Kıbrıs’ta yaşanan tüm savaşlara katılmış ve 6 seneye yakın Mücahitlik yapmış birisi olarak benim gibi yapıcı eleştiri yapan veya bir mesajın altına emoji koyduğu diye Türkiye’ havaalanlarından geri gönderilenler olarak benim ülkemde benim hür irademe müdahale etmenizi kabul edemiyoruz. Sn. Özdağ, iki devletli çözümü desteklemek için buradayız diyorsun da bir zamanlar Sn. Erdoğan, liderimiz Denktaş’a siyaseti git ülkende yap demişti. Peki bir koyup beş alıyoruz dediğiniz, muhtarların idaresini bile bize bırakmadığınız ülkem yerine, sizler siyaseti neden ülkenizde yapmıyorsunuz. Ve her seçime maydanoz oluyorsunuz? Lütfen ana ve abi taklidi yapmayın yakışmıyor
**
Sn. Mehmet Harmancı ego kötü bir hastalıktır.İlk iki dönem kendini belli etmez ama sonraki dönem insanın tüm benliğini sarar. Ozon tabakasına kadar yükselen ego dudak uçlarında hafif gülümseme ile kendini belli eder. İşinde de insanı narksizm yapar. İnsan tutulduğu hastalık nedeniyle kendini Kanuni Sultan Süleyman sanır. Ayni bölgede ayni şartlardaki bir işe okey derken diğerine ‘Nayır Nolamaz’ diye keser atar. Yasalar denildiği zaman o da ne yenirmi? Yoksa içilir mi? diye bakar. Be arkadaş hesabını veremeyeceğin işlere kalkışma, sandıkta boğulup mevta olunca, öbür tarafta bulaşık yıkatmıyorlar derler adama.
**
Sn. Mehmet Hasgüler Cumbaşkanı adayı olarak bazı siyasiler gibi Analık ve Abilik taslayarak seçime maydanoz doğramaya gelen Ümit Özdağ'a sert çıkarak haddini bildirdin. Ülkenize dönün, size buradan ekmek çıkmaz derken anlayana saz anlamayana davul zurna az bestesinden bir bukle sundun. Hocam ben kendini fasulye gibi nimetten gören ve herşeye maydanoz olurken, fincancı katırlarını ürküterek ziccaciye dükkanında kırılmadık şey bırakmayan bazı efendilerin her gece resmine bakmadan yatamıyorum, illa tüküreceğim.
**
Sn. Fırat Ataser LAÇ belediye başkanı olarak Robin Hood gibi zenginden alıp fakire vermek yerine fakirden alıp belediyeye verme misyonu üstlendiğinizi tahmin ediyorum. Elektrik Dairesi bir zamanlar Manas elektrik saatlerini getirmiş ve bu saatler az elektrik tüketimi yapanlardan çok tam aksi çok elektrik tüketenlerden de az para tahsil ediyordu. Sonra bu saatler depolara kaldırılmıştı. Şimdi sizlerde suların kesik olduğu zaman çok para suyun bol olduğu zamanlarda da düşük faturalar ile az para tahsil ediyorsunuz. Birde nedeni niçini bilinmez ama her ay faturalar sistematik olarak katlanarak tüketiciye gönderiliyor. Sn. Ataser, özveri ile çalışkan belediye çalışanlarınız var. Ancak gel görki, cefayı tırtıl çekiyor. Ama sefasını egosu yüksek başkan ayaklarındaki kelebek sürdürüyor