ÖLÜMLÜ KAZALARIN ARDI ARKASI KESİLMİYOR
Trafik adeta can pazarı! Yollardaki tehlikeli sürüşler, alkollü direksiyon başına geçmeler, araç kullanırken cep telefonu ile mesajlaşmak veya konuşmak, yollardaki yetersiz ışıklandırma veya hiç olmayışı, yön levhası yetersizliği, paket servisi yapanların çok tehlikeli sürüşleri, ülkeye gelenlerin daha ülkeyi tanımadan trafikte var olmaları, asfaltın yer yer çukurlaşması, trafikte çok yüksek sesle müzik dinleyerek dikkatin dağılması, araba yarıştırma ve büyük araç sahiplerinin, küçük araç sahiplerini ezmek istercesine sürüşü ile sürücülerinin birbirlerine saygısızca hareketi ve yaya geçitindeki yayalara olan saygısızlık ölümle sonuçlanan trafik kazalarına sebebiyet veren hususlardır. Sürekli yazıp çiziyorum, dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak adına ama insanlarımız artık o kadar saygısız olmuş ki, saygının olmadığı yerde hiçbir şey doğru düzgün çalışmıyor!!!! Geçtiğimiz hafta sonu Cumartesi Girne’de meydana gelen ölümlü kaza yine yüreklerimizi dağladı.
Normalde bu tarz haberleri değil okumak, kaza anı görüntülerini bile görmek istemiyorum. Çünkü çok üzülüyorum. Her an hepimizin başına gelebileceğini düşünerek, ülkemin ne hale geldiğini izleyerek bu kan gölü, can pazarı manzaraları görmek istemiyorum. Hele ki kaza anını, o esnada en ince ayrıntısına kadar veren basını da kınıyorum. Hepimizin yakınları yolda belde, böyle bir kazayı anında yazıp, çizmek, görsel olarak paylaşmak ne kadar da sakıncalı. Düşünsenize sosyal medyada gezinirken bir yakınınızın bu kazada ölüm haberini alıyorsunuz, ne büyük acı bir haber!!!!
Sürat, felakettir. Acele giden ecele gider v.s , bu konu için yazılıp çizilmiş çok sözler var ama kimsenin bu sözleri dikkate aldığı yok. Yollardaki zifiri karanlığa ne yazmalıyım, ne demeliyim!!! Eşit-Egemen Devletin birçok yolunda aydınlatma yok hükmünde, çalışmıyor. Her yer zifiri karanlık. Alın size kazaya sebebiyet veren bir unsur daha!!! Fakat her şeyden önemlisi , trafiğe çıktığınızda önce kendinize, sonra trafik kurallarına, diğer sürücülere ve yayalara saygınız olursa eğer, bu unsurlar ortadan kaybolur veya en aza iner.
Kazanın olduğu akşam, her zaman gittiğim mekandan çıktım, saat 24-00 civarıydı, Gönyeli’den Küçük Kaymaklı’ya gelene kadar geçtiğim birçok sokakta aydınlatma lambaları yanmıyordu. Her yer zifiri karanlık iken, evlerin içerisinden dışarıya sızan loş bir ışık sokakları aydınlatıyor, yollarda gölge yapıyordu. Önünüze bir insan atılsa veya kedi-köpek son ana kadar görmeniz mümkün değil.
Ha bu arada geç vakittir diye, bazı sürücüler tenha olduğunu düşünerek kırmızı ışıkta hiç durmadan sürüp geçiyorlar, şaşırarak izliyorum. İnsan kendi canını hiç mi önemsemiyor!!!! Yani diyeceğim o ki, trafikte saygı olmadığı müddetçe bu tarz kazalar da çok olacaktır. Bütün olumsuzlukları geçtim, sürücüler birbirlerine trafikte daha anlayışlı, daha düşünceli ve saygılı davrandığı müddetçe kaza yapma riski azalacak diye düşünmekteyim.
Ayrıca, daha önceki trafik konusunda yazdığım yazımda belirtmiştim, yineliyorum. Aracınızın markası ve büyüklüğü sizi insan yapmıyor, bu size trafik kurallarında başkalarını ezme veya saygısızca davranma hakkı vermiyor. Aracınızla değil, karakteriniz ile insan olarak anılırsınız. Etrafınıza olan saygınızla saygınlık kazanırsınız.
VESSELAM