MADEM HERŞEY İTHAL, MECLİSİN İÇİNİ DOLDURANLAR DA İTHAL OLSUN

Üreten değil, tüketen bir toplum olduğumuz bir gerçektir. Ayrıca, her şeyi ithal etmekte, bunun yollarını açmakta ve birilerini nemalandırmakta, köşe yapmakta üstümüze yoktur. Bunların siyaset anlayışı, vizyonu ve misyonu ancak da buna yeter, ötesi olamaz. Ne eğitimleri, ne karakterleri, ne de düşünce yapıları buna uygun değildir.

Dünyada gelişmiş, kendini sürekli yenilemekte olan ülkelere bir bakınız. Üretendirler, ürettikçe gelişendirler ve üretmenin verdiği keyif ile toplumlar mutludurlar. Çünkü bir şeyleri başarmak, mutluluğu beraberinde getirir. Bir de bize bakınız, üretimden koptukça ülke sorunları giderek arttı, toplum mutsuzlukla burun buruna kaldı.

Ülkedeki siyaset vizyonu her sektörü bir bir batırırken, toplumun geleceğini, umutlarını, mutluluğunu çaldı. Hayat pahalı oldukça, TL değer kaybettikçe, toplum olarak iniş aşağıya yuvarlanmaya başladık. Hem ruhen, hem de maddi ve manevi çöküntü altında kaldık. Siz bakmayınız öyle eğlence mekanlarının dolup taşmasına, insanlar artık bu memlekette hiçbir düzelme olmayacağını anladıkları için kendilerini eğlencenin kucağına atıp, her şeyi boş verdiler. Bunun asıl adı “tükenmişlik sendromudur”. Uzun lafın kısası bu başımızdaki siyasetçiler, ülkeyi ve toplumu içinden çıkılmaz bir duruma sokmuşlardır.

Bunlar baktılar ki eti ucuzlatamayacaklar, ithal ete başvurdular. Bunlar baktılar ki sanayinin gelişmesine bir katkı koyamayacaklar, tüm sanayi ürünlerini ithal etmeye başladılar. Bunlar baktılar ki işçilik fazla pahalı geliyor, yurt dışından işçi alımına gittiler. Bunlar baktılar ki her sektörün gelişmesi için ortaya bir plan koymak gerekiyor, buna kafa patlatmayıp, yurt dışından ithali tercih ettiler. Bunlar baktılar ki memlekette usta-çırak-işin erbabı kalmadı, yurt dışından ithal kesin çözüm dediler.

Bunlar kendi insanının gelişmesini istemedikleri için ülke yararına plan –projeleri tersleyip, anavatandan hizmet satın alıp, onu da ithal konumuna koydular. Velhasılı kelam, her bir konuda ithal, tek çözüm kapıları olup çıkıverdi. E madem öyle bizler de toplum olarak “ithal siyasetçi” talep ediyoruz. Dünyadaki en iyi siyaset adamları, ülke hayrına iş yapanlar araştırılıp, ithal edilsin.

Madem ki, bu yüce Devletin kalkınmasını, Dünyanın bizi tanımasını istiyoruz, mevcut siyaset adamları, hükümet edenler ile bu iş olamayacak, geldiğimiz nokta apaçık ortadadır. Bunlarla olmuyor, olmayacak. Gitmeleri, değişmeleri gerekiyor. O halde bunları da ithal edelim. Memleket “ithal memleketi” olup çıktı zaten. Ne fark eder, ha kasaplık et, ha meclise et parçası!!!! Her ikisi de cansız, ruhsuz, değersiz.

Vesselam.

Benzer Videolar