ADALETİN RENGİ NE?? ONUR YÜRÜYÜŞÜ
Geçtiğimiz günlerde LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, transgender, intersex), haklarının savunulması, farkındalığın artırılması, eşitlik ve adalet için bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Basın ve sosyal medyada bir çok kanallar bu yürüyüşü haber yaptı. Haberin altına yapılan yorumları hayretler içerisinde okudum. Ve bir kez daha ne kadar “empati” yoksunu bir toplum olduğumuzu, insan ayırımcılığı yaptığımızı ve düşüncelerimizin ne kadar köhnelmiş olduğunu anlamış bulundum.
Bir kere cinsiyet konusunda seçimler ne olursa olsun, din, dil, ırk ayırımı yapılmaz. Önemli olan insan olabilmek, bir başkasının ne hissettiğini anlayabilmek ve ona duyarlı davranabilmektir. Okuduğum yorumlar arasında bir tanesi “kesin hepsi KKTC lidir”” diye yazmıştı. “Zavallı ne kadar cahilce bir yorum yaptı” diye düşünmekten kendimi alamadım. Bir tanesi de benim yorumumun altına “çocuğunuz da bu yolu seçse idi, ayni yorumu yapar mıydınız” oldu. Cevap verdim kendisine ama buradan daha geniş kapsamlı yazacağım yazımı umarım okur.
Evet, evlatlarımız canımız, kanımız. Onlara doğru yolu gösterip, iyi eğitim almaları için özellikle biz Kıbrıslılar çok fedakarlıklar yapar, son nefesimize kadar da maddi-manevi evlatlarımızın arkasında oluruz. Bu bizim toplum olarak en büyük özelliklerimizdendir. Diğer toplumlar yaşı 18’e geldiğinde çocuğuna “git hayatını kazan ve yaşa” der. TC kökenliler ise genelde çocuk yaparken, ileride çalışıp çabalayıp ebeveynlerine baksınlar diye, çok çocuk yapmayı yaşam stili olarak benimsemişlerdir. Zaten, aramızdaki en büyük fark da burada başlar.
Her ne ise esas konumuza gelecek olursak çocuklarımıza her şeyi veririz de, onlar yine de seçimlerini kendi arzuları doğrultusunda yaparlar. Bu cinsellikte de, yaşam stilinde de, ideolojilerinde de böyledir. Ebeveynler sadece doğru yolu gösterir, gerisi onların seçimine kalmıştır. Seçmiş olduğu yol veya cinsel tercihi farklı yönde ise buna bu güne kadar, ne ebeveynler, ne doktorlar, ne de psikoloklar müdahale edememiştir. Bu yüzden en güzeli empati yapıp, bu tarz seçimleri olanları toplumdan dışlamamak ve onları anlamaya çalışmak gerekir diye düşünmekteyim.
Sonuçta, kalp taşıyan, duyguları olan, hisleri olan, bizler gibi insanlar değiller midir ki!!! Cinsel tercihi farklıdır diye neden “öcü” gözüyle bakalım ki? Niye bu tarz insanları toplumdan dışlayalım ki? Bu bir tercih meselesidir. Herkes tercihlerinde özgürdür. Ve tercihlerinden yola çıkarak “insan ne yaparsa kendisine yapar” diyerekten, bu insanları bu tercihleri ile cezalandırmak, dışlamak, toplumdan iteklemek bizlerin yapmaması gereken davranışlardır.
Cinsel tercih demek, bir yerde özel hayat demektir . Kim karışabilir ki başka birinin özel hayatına? Kim karar verebilir ki bir başkasının tercih etmiş olduğu özel hayatının yanlış olduğuna. Bırakında herkes seçimleri ile yol alsın. Asıl olan cinsellik değil insanlıktır. Bir düşünsenize bu insanların içinde kopan fırtınaları, nasıl bir ruh halinde olduklarını, nasıl bir değişim yaşayarak farklı bir yolu kendilerine uygun bulduklarını? Her birinin farklı sebepleri, farklı hayat hikayeleri olabilir.
Bu farklılıklar neticesinde belki de duygu eksikliğinden, yaşadığı bir tramva neticesinden bu yolu tercih etmiştir. Bu tarz insanları iteklemek yerine topluma kazandırmak, dışlamamak, farklılıklarından dolayı “öcü” görmemek erdemli bir insanın yapacağı en güzel davranış olur bence. Özgürlük, özgürce yaşamak, bizler kadar onların da hakkı. Vesselam.