SÖZ SAHİBİNE İADE
ERSİN #TATAR: “Köklü geçmişimizde çiftçilerin alın terleri var.” Çok haklısınız. Bu yüzden çiftçilere çok önem ve değer verip, üretim politikasını tavan yaptınız. Şu andaki KKTC eserinizle gurur ve onur duymalısınız. Sahi çoktandır hava durumu bilgisi vermediniz, o işten ne haber!!!
ÜNAL #ÜSTEL: “Hükümete geldiğimiz günden beri sağlıktaki sorunları çözmeye çalışıyoruz”. Bey amca, asıl sağlık sorunu sende olmalı ki, sağlığın giderek ne kadar içinden çıkılmaz bir hal aldığının farkında değilsin. Tahlil raporları çıktısı alınamıyor, hastane eczanesinde panadol dahi bulunmuyor. Acilde hayat Allaha emanet, ölüm nedenlerinde verilen raporlar hep ayni, randevu birimine ulaşabilene büyük ödül gerek, doktorlar günde 2 saat ile hasta muayenesini sınırlarken, yanlış iğne ve yanlış tedavi sonucu ölümlerde artış olurken, siz nasıl olur da böyle bir açıklama yaparsınız!!! Pes doğrusu
HAKAN #DİNÇYÜREK: “Başbakan Üstel döneminde sağlığa KKTC tarihinde hiç olmadığı kadar para yatırıldı”. Duyan da zannedecek tıpda mucizeler yaratıp, insan ömrü uzattınız ya da insanları kesin tanı ile tedavi edip, hastalıklardan kurtardınız. Bu işler para yatırmakla değil, doğru zamanda, doğru insanlarla, kaliteli hizmet, doğru teşhis, anında müdahale ve icraatla oluyor. Sizin sözlerinize denecek tek şey “körler sağırlar birbirini ağırlar”.
FİKRİ #ATAOĞLU: “Holguin’e yanlış yola sapmaması için çağrıda bulunmuş bulunuyorsunuz. İlk önce bir düşünün bakalım, Holguin sizin varlığınızdan haberdar mı? Ya da siz sarf ettiğiniz sözler ile saygı hak edecek kadar değer bir siyaset adamı mısınız? Bence yanlış yol sapağında olan sizsiniz ki turizm yerlerde sürünür. İlk önce ait olduğunuz bakanlıkta elle tutulur, gözle görülür icraatlar yapın da, bırakın başkalarına doğu yol göstermeyi.
TUFAN #ERHÜRMAN: “Ara eleman yetiştirme” hususuna değinerek, aileleri ve çocukları bu işe teşvik etme gerekliliğini vurguladınız. Sizce bu konuda çok geç kalınmadı mı? Memleket ucuz işçilik adı altında 72 milletten insanla doldu taştı. Bu konudaki yatırımlar yıllar önce yapılmalı idi. Bu sayede Ada’da hem yabancı nüfus daha da az olur, hem trafik kazaları azalır, hem orjinal Kıbrıslı ailelerin çocuklarına iş imkanı doğar ve yurt dışına kaçmazlardı. Ve elbette, yerli üretim bu sayede kıymete biner, önem arz ederdi. Ama sizlerin güttüğü politika ile her sektör işin kolayına kaçmayı tercih etti. Siz de hükümetlerde yer aldınız. Ama bu konularda güneşin bastonu olmaktan geri durmadınız. Boş laf konuşup, alkış beklemeyin.
DURSUN #OĞUZ: “Toprak konusu ülkenin bekasını ilgilendiren bir konu, bu konuda hassasız”. Gözlerim yaşardı bu açıklama karşısında!!! En sonunda siz de “vatan-millet-bayrak” adı altında sahte slogan atanlara katıldınız. Dursun efendi madem öyle, ülke topraklarının kaçta kaçı yerliye, kaçta kaçı yabancıya ait, bir hesap kitap çıkarıp, topluma da net bilgi verseniz de, biz de bu sözlerinize biraz itimat edebilsek diyorum. Vesselam