HAÇANABİR, DEĞİŞİYDİ, DEĞİŞİYORDU, DEĞİŞECEK
“KKTC sonsuza dek yaşayacak, KKTC tanınıyor, KKTC’yi dünya devletleri kıskanıyor, KKTC kalkınıyor, KKTC egemen bir devlettir v.s” diye diye helak olan devlet büyükleri, şimdi de tutturmuş isim değişikliği ile gündem yaratıyorlar. Ne imiş? "Kıbrıs Türk Devleti" olacakmış. Bir kere isim değişikliği için Anayasa’da değişiklik yapılması gerekir.
Tutun ki yaptınız, iyi de Kıbrıs’ta iki toplum yaşar. Ve sizin KKTC dediğiniz bu çarpık yapıyı hiçbir ülke, hatta anası bile tanımamışken, dünya devletleri burayı “Kıbrıs Cumhuriyeti” diye tanımlamaktadır. Yani Kıbrıs bir toprak parçasıdır. Siyasi nedenlerden dolayı, ortaya bir yeşil hat çizgisi çizilmiş olsa da, tüm haritalar bölünmüşlüğe rağmen bu toprak parçasını “Kıbrıs” olarak tanımlamaktadır.
Bunu da geçtim, Kıbrıs’ın kuzeyinde kaç tane orijinal Kıbrıslı Türk yaşar? Nüfus sayımı yapılsa Türklerden çok Ruslar, İsrailliler ve Afrikalılar adayı tutmuş durumdadır. Topraklarımız ise Ruslara, İsraillilere satılmış, gerçekte Türklerin tuttuğu toprak ölçümü ne kadardır bilinmez. Ayrıca, isim değişikliği olduğu takdirde KKTC’de her şey yoluna mı girecek? Bu yeni isimle Dünya ülkeleri bizi tanıyacak mı? Para birimi değer mi kazanacak? Yoksa isim değişikliği ile boğazına kadar pisliğe gömülmüş iken, her şeyden arınıp, temizlenecek mi? Ya da ekonomik anlamda çok mu güçlenecek? Yoksa akın akın turist mi gelecek? Bu isim değişikliği ile gündem yaratmak neyin nesi, kimin fesi?
Amaç, bu şekilde TC’ye bağlanmak ise, bu da mümkün değil. Çünkü “Garantörlük” çizgisini aşmış ve “İşgalci” olmuştur. Ya da küçük bir orta doğu ülkesi yaratmaksa, bize hiç uymaz. Velhasıl, Kıbrıs’ın Kuzeyinde bir avuç gerçek orijinal Kıbrıslı Türk yaşamaktadır. Anıldığı biçimde hiçbir zaman bir devlet olamamış, KKTC’nin kuruluşu bile birtakım emellere dayalı olarak gerçekleşmiş ve bu Ada yarısında hiçbir zaman gerçek anlamda bir devlet olmamış, vatandaşına yükümlülüklerini yerine getirememiş ve dahi nüfusu yabancılaştırarak “çok kültürlülük” ile Türklerin sayısını da her geçen gün azaltmışlardır.
Dilediğiniz şekilde oyunlarınızı oynayıp, dış güçlerin elinde maşa olunuz. Bu toprakların tarihine baktığınız zaman, kuzey kısmı hiçbir şekilde kimseye yar olamamıştır. Bu sözde isim değişikliği hikayesi ile de kimseye yar olmayacaktır. Yavru büyüyüp gelişmedikçe, hep çocuk olarak kalacak ve onun bunun elinde savrulup duracaktır. Ne yani şimdi ben de adımı değiştirip "Salma Hayek" koyarsam, dünyanın en güzel kadınlarından biri mi olacağım? Traji komik bir idaresiniz.